SON DAKİKA

UÇAN DAĞLAR ÜLKESİ

Bu haber 06 Ekim 2018 - 23:26 'de eklendi ve 0 views kez görüntülendi.

UÇAN DAĞLAR ÜLKESİ KIRGIZİSTAN BAŞKENT BİŞKEK VE ISSIK GÖL

Atalarımızın toprakları, Orta Asya’nın kalbi,
Manas destanının doğduğu Kırgızistan, etrafının dağlarla çevrili olmasından dolayı Orta Asya’nın “İsviçre’si olarak da bilinir.
Kırgızistan denize kıyısı olmayan dağlık bir Orta Asya ülkesi olarak coğrafyası sayesinde İpek Yolu gibi ticari ve kültürel yolların kesişme noktasında olduğu için birçok imparatorluğun ve kavimin ilgisini çekti ve istilasına uğradı. 1876 yılında başlayan Rus egemenliği ve ardından Sovyetler Birliği döneminden sonra 31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsız bir devlet haline geldi.

ORTA ASYANIN İSVİÇRE’Sİ
KIRGIZİSTAN

Ovaların ortasından yükselen muhteşem dağları, gürül gürül akan nehirleri, sayısız krater gölleri, buzulları ve yemyeşil çayırlarıyla doğa harikası Kırgızistan,
“Orta Asya’nın İsviçre’si” olarak adlandırılıyor. Kuzeybatı Tanrı Dağları üzerinde bulunan ve ülkenin en büyük gölü olan Issık Göl, Titikaka’dan sonra dünyanın en büyük dağ gölü. 5.6 milyon nüfuslu ülkede nüfusun çoğunluğunu Türk halklarından Kırgızlar (%72) oluşturuyor. Yoğun olarak batıda yaşayan Özbekler (%14.5) ve kuzeyde yoğunlaşan Ruslar (%6) en kalabalık etnik azınlıklar. Daha az sayıda Dunganlar, Uygurlar, Tacikler, Kazaklar ve Ukraynalılar da ülkede yaşayan topluluklardan. Halkın çoğunluğunun dini inancı İslam , ikinci en yaygın din Ortodoks Hristiyanlık.
Başkent Bişkek .Diğer önemli şehri ise Oş.Geçmişi antik çağlara dek uzanan, tarihi İpek Yolu’nun en canlı noktası olan Oş Şehri,ülkede güneyin başkenti olarak da biliniyor.

BOZKIRLARIN ÖZGÜR RUHLU KISRAKLAR DİYARI KIRGIZİSTAN

Bozkırların özgür ruhlu kısraklar diyarı Kırgızistan’da Kazakistan ‘da olduğu gibi “Kımız” çok tüketilyor.Orta Asya Türklerinin Milli İçkisi “Kımız”, yüksek dağlarda otlayan kısrakların sütünden elde ediliyor. Mayalanarak fermantasyona tabi tutulan kımız, Kırgız ve Kazaklar’ın sofralarında vazgeçilmez içecek olarak baş köşede yerini alıyor. Öyle ki, kımızsız misafir ağırlanmıyor, kımızsız düğün, kutlama yapılmıyor.

SOVYET STİLİ CADDELER BİŞKEK

Yedi bağımsız Türk Devleti’nden biri olan ve Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan ve Çin’le çevrili Kırgızistan’ın başkenti Bişkek,1878 yılında kurulmuş.
Kırgız sıradağlarının eteklerinde ve Çuy Nehri vadisinde bulunan Bişkek, geniş yolları, yeşil alanları, Sovyet döneminden kalma apartmanları ve devlet binalarıyla cetvelle çizilmişçesine düzenli. Başkent Bişkek diğer adıyla Frunze birbiriyle kesişen Sovyet tarzı caddeleri, yemyeşil parklarıyla oldukça ferah bir şehir.Taksiye binildiğinde anlaşmanın en kolay yolu inilecek caddedeki kesişen iki caddenğin ismini vermek.
En popüler caddeleri Gorki, Panfilov, Çuy, İbraimov, Sovetskaya.
Kütlesel eski binaları ve büyük parkları ile dikkat çeken şehir, akşamleyin yerini sessizliğe bırakıyor.

BİŞKEK ALA-TOO MEYDANI

Bişkek, Ala-Too Meydanı etrafına kurulmuş. Her santimetrekaresinde Sovyet izi görülen bu devasa meydan, yılın çeşitli zamanlarına yayılmış festivallere ev sahipliği yaptığı gibi, siyasi toplantıların da merkezi. Özellikle Bahar Bayramı ve Bişkek Jazz Festivali sırasında bu geniş meydan oldukça keyifliymiş. 2003’ten önce Lenin heykelinin bulunduğu Ala-Too Meydanı’nın ortasında şimdi, Özgürlük Anıtı yükseliyor
Tarih Müzesi, Parlamento Binası (Beyaz Saray) ve Manas’ın atlı heykeli yine Ala-Too Meydanı’nda bulunuyor. Parlamento Binası’yla Meydan’ın ortasında bulunan Tarih Müzesi, Kırgızistan’ın tarihine ışık tutuyor. Dış yüzeyinden dolayı Beyaz Saray olarak da adlandırılan Parlamento Binası, Sovyetler döneminden kalan ve halen kullanımda olan bir devlet binası.
Beyaz Sarayı geçtikten sonra bir panayır yerini andıran Panfilova Parkına geliyoruz. Çocukların eğlenebileceği Luna Park da mevcut burada.

MARŞUTKA MİNİBÜS İLE
BİŞKEK-ISSIK GÖL ÇOLPON ATA YOLCULUĞU

Bişkek’den Çolpon-Ata’ya Marshutka adlandırılan minibüs ile göl kenarındaki Cholpon-Ata’ya 4 saatlik yolculuktan sonra vardık.Kalacağımız otel elma, erik ve kayısı ağaçlarının bulunduğu bahçe içindeydi.
Deniz seviyesinden 1606 m yükseklikteki Tanrı Dağları üzerinde bulunan Issık Kul(Göl),Titikaka’dan sonra dünyanın en büyük krater gölü.
Kırgızların dünyaca ünlü yazarı Cengiz Aytmatov’a esin kaynağı olan Issık Göl, Kırgız dilinde ‘ılık’ anlamına geliyor. Civardaki zirvesi karlı dağların soğukluğuna inat kışın donmayan gölün sıcaklığı temmuz ayında 20 dereceye kadar yükseliyor. Tatil döneminin de başlamasıyla Kırgızların akınına uğrayan bölge tam bir Akdeniz atmosferine bürünüyor.
Isık Göl’ün kumlu kıyısı 320 km olup, Kırgızistan’ın önemli ve geleceği parlak turizm bölgesi.Balık bakımından zengin olan göl, hem Doğa koruma alanı, hem de dinlenme ve tatil yeri.

SELVİ BOYLU AY YAZMALIM FİLMİ CENGİZ AYTMATOV

Cholpon Ata,50 km’lik bir kıyı şeridindeki bir turizm merkezi.Turistlerin çoğu yaz tatillerinde Issık göle,yüzme ve güneşlenme için geliyor.Karlarla kaplı dağların kuşattığı Issık Gölün dibi Temmuz ortasında bile soğukmuş.
Issık Gölü kenarındaki tatil beldesi Çolpon-Ata ‘da Aytmatov’un anısı için Ruh Ordo isimli bir Kültür Merkezi bulunuyor,
Türk Dünyası’nın ünlü yazarlarından Sovyet Kırgız edebiyatçı Cengiz Aytmatov;Dünya edebiyatında tartışılmaz bir yere sahip kitaplarıyla Türk kültür zenginliğini bütün dünyaya tanıtmıştır.Issık gölü Cengiz Aytmatov’un bir romanı “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmine sahne olmuştur.

TAŞLARDA DAĞ KEÇİSİ RESMİ

Bir asır öncesinde Issık gölün mukaddes olduğuna inanıldığı için göle pek girilmezmiş fakat günümüzde turizm sahası olması dolayısı ile başta Kırgız Türkleri, Kazak Türkleri, Sibirya Türkleri ve Ruslar göle en çok giren turistlerdir. Örnök köyünün kuzey tarafında taşlar üstünde çok eski tarihe ait dağ keçisi resimleri bulunmaktadır. Isık göl ile Çon Kemin arasındaki Küngöy Ala dağın Isık göl tarafındaki eteklerinde çok eski devirlere ait taş üstündeki resimlere çok rastlanırmış.

BALBAL MEZAR TAŞLARI

Bişkek’de olduğu gibi Issık Göl’de de
Balbal denilen mezar taşlarını görebiliyoruz.Bu Balballar, Anadolu’da da karşımıza çıkıyor.
Bilindiği üzere İslam kültüründe ölen kişinin mezarının belli olması ya da mezarının başına taş konması gibi bir kural yoktur. Yani ölen kişiyi toprağa defnetmek durumundasınız ancak başına bir taş dikmek ya da bir mezar oluşturmak gibi gereklilik yoktur. Fakat Türkler, İslam kültürüne “mezar” ve “mezar taşı” olgusunu da taşımıştır. Nitekim eski Türkler için mezarlar, özellikle önemli ve kahraman kişilerin gömüldüğü yerler önem arz etmekteydi.
Eski Türkler, ölen yiğidin mezarına; sağ iken öldürdüğü düşman sayısınca taşı yontup insan sureti vererek dikerlerdi. Bu dikili taşlara “balbal”denir.

KIRGIZİSTAN MUTFAĞI

Avcı bir geçmişi olan Kırgızistan’da etin yeri çok ayrı. Yoksul halk arasında ise sebzeli sulu yemekler çok yaygın.
Türklerdeki mantı sevdası Orta Asya’daki atalarımızdan geliyor. Kırgızistan’da mantıya “Manty” deniyor, neredeyse tüm restoran menülerinde bulunuyor. Yalnız mantıları bizimkinden şekil ve büyüklük olarak oldukça farklı, harcında soğanın yanında kıyma yerine minik et parçaları kullanılıyor. İsteğe göre haşlama veya kızartma olarak hazırlanan mantının tadına doyum olmuyor.
Beşparmak
Kırgız yemekleri arasında en meşhur olan Beşparmak et suyunda haşlanmış eriştenin üzerinde koyulan soğanla karışık minik koyun eti parçalarından oluşuyor. Beşparmak daha çok önemli günlerde pişiriliyor. Beş parmakla yenmesi gerektiği için bu isim verilmiş.
Kırgız Pilavı Paloo içinde genellikle kuzu yada ya da dana eti, havuç ve kuru meyveler bulunuyor.
Şaşlık;Türk mutfağındaki gibi marine edilmiş et ya da tavuk şişe geçirilip ızgarada pişiriliyor, dilimlenmiş çiğ soğan ile servis ediliyor. Genellikle tencere yemeği tarzında olan Kırgız yemekleri arasında Şaşlık ızgara lezzeti ile oldukça keyifli bir alternatif oluşturuyor.
Borsok; Kırgızistan’da yemekler bizdeki pişiye çok benzeyen,Borsok adını verdikleri kızarmış hamur parçaları ile başlıyor.

KIRGIZİSTAN’IN ANIMSATTIKLARI

—-Kırgızistan’a seyahat edecek olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları 1 ay süreyle vizeden muaftır. Ancak
Kırgızistan’daki seyahatiniz 5 iş gününden fazla sürecekse Devlet Kayıt Hizmetleri Bürosuna pasaportunuzla gidip kayıt olmanız gerekiyor.
—Kırgızlar;Kırgızcanın yanı sıra Rusça da konuşurlar.Kiril Alfabesini kullanırlar.
—Dünyanın en uzun destanı olan Manas,Kırgızca yazılmıştır.
—-Kırgızlar, Karahanlılar Türk Devleti zamanında Müslüman oldular.
—Kırgızistan,Tunç devrinden kalma kaya üzerine çizilmiş birçok Petroglif (Taş yazısı) barındırıyor.
—-Gelin kaçırma gibi akıllara zarar bir geleneğin halen varlığını sürdürüyor bu ülkede.
—-Sovyetler Birliğinin 2.Dünya Savaşında Nazi Almanya’sına karşı kazandığı zaferin 70.yıl dönümü kutlamaları Kırgızistan’da yapılmış.
—-Kadın nüfusun erkek nüfusundan daha fazla olduğu Kırgızistan’da Ukrayna ve Rusya’da olduğu gibi erkeklerden daha fazla kadın otobüs, dolmuş şoförü görebilirsiniz.
—Kırgız;bölgede kırk ayrı boy olduğu için bu ismi almıştır.
—Manas destanı ise kırk kızdan söz eder.
— Bayrağındaki güneşte de kırk ayrı ışın bulunur.40 sayısına önem veren bir ülke.
—Kırgızlar,Türkçe dilini kullanan en eski halklardan biri.Büyük bir ihtimalle, Türkleşmiş bir Hint-Avrupa kavmiydi. Çinlilerin, mavi gözlü ve sarışın, Arapların ise kızıl saçlı olarak tanımladıkları bu klanın tipik bir proto-Türk ile aynı özelliklere sahip olmadığı aşikârdır. Muhtemel ki, Altayların batısında yaşayan Türklerle temasa geçtikten sonra onların etkisine girerek Türkleşmişlerdir.
—Kırgızistan’ın kuzey bölümlerinde at eti makbul olduğu ve çokça tüketildiği halde güneyde ise at eti yenmiyor.
—Mezarları kulübe şeklinde olan ülke.
—Kadınlar; kozmetik ürünlere ve kıyafetlere çok para harcıyor.
—-Klasik Kırgız adlarına örnek olarak Toktobay, Karabek verebiliriz.Kaldar, Çağdaş Kırgız kadın ismi Aybike ,Meerim, Cidegül .Erkek adı olarak Abay ve Baglan
—Bayrakları beyzbol topunu andırsa da Türk tarihinin başlangıcından beri var olan “Otağ”ın tepe noktasını sembolize eder.
—Kırgızistan’ın büyükelçisi şöyle demiş:
“Sizler küçük Asya’ya, Avrupa’ya doğru yürümeye başladınız. Biz Kırgız Türkleri; ata yurdumuzu hiç kimseye vermedik, muhafaza ettik. Çinlilere de vermedik, Ruslara da vermedik. sizin için sakladık.
Bin sene önce küçük Asya’ya, Avrupa’ya doğru giden öz kardeşlerimizin, sizlerin arkanızdan; siz uzaklaşana, siz gözden kaybolana kadar durmadan bakan gözlerimiz, işte gördüğünüz gibi küçülmüş bulunmaktadır. Sizin gözleriniz de, arkanızda, Aladağ’da bıraktığınız biz kardeşlerinize duyduğunuz meraktan dolayı, yolda giderken, durup durup, dönüp dönüp arkanıza baktığınız için, işte gördüğümüz gibi büyümüş bulunuyor.”

 

Pekcan Türkeş
Pekcan Türkeşpekcan@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.