Genç jokeylerden Hışman Çizik, hedeflerini açıkladı - Güncel Haber Sitesi - Yolpusulasi.comGüncel Haber Sitesi – Yolpusulasi.com

SON DAKİKA
Adanaspor Akhisar Belediyespor Alanyaspor Antalyaspor Beşiktaş Bursaspor Çaykur Rizespor Fenerbahçe Galatasaray Gaziantepspor Gençlerbirliği İstanbul Başakşehir Kardemir Karabükspor Kasımpaşa Kayserispor Konyaspor Osmanlı Spor Trabzonspor

Genç jokeylerden Hışman Çizik, hedeflerini açıkladı

Bu haber 11 Mart 2020 - 19:40 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hışman Çizik, son dönemin parlayan yıldızlarından, jokeylik mesleğinde basamakları başarıyla tırmanan bir yetenek. İşte, Hışman Çizik ile yaptığımız o sohbet…

 

Jokeylik merakınız nasıl oluştu? Bugünlere nasıl geldiniz?

Jokeylik merakım, ailemden geldi. Kendimi bildim bileli, hep atlarımız vardı. Çocukluğumda da atları çok severdim. Şanlıurfa Hipodromu’nda sürekli onlarla vakit geçiriyordum. Ben de hem atlarımızı görmeye hem de yarış izlemeye hipodroma giderdim. Atları sevdikçe ve yarışları izledikçe jokey olmaya karar verdim. Bu konuda, Şanlıurfa Hipodromu’nda at binen jokey ağabeylerime de danıştım ve Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’ne başvurmaya karar verdim. Başvurum kabul edilince, 2013 yılının Ocak ayında okula adım attım. 2014 yılının Ekim ayında da mezun oldum.

 

Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nden mezun olduktan sonraki süreci anlatır mısınız?

At binmeye, 2015 yılının Ocak ayında başladım. 1.5 ay içinde 8 yarış kazandım. Ondan sonra, talihsiz birkaç kaza yaşadım. İstanbul Kızı adlı safkanla katıldığım bir yarıştan sonra disiplin cezası alınca da uzun bir süre mesleğimi icra edemedim. Cezam, 2015 yılının Kasım ayında bitti. 2016 yılına, özellikle Şanlıurfa ve Adana Hipodromları’ndaki yarışlarla çok hızlı bir giriş yaptım. Sezona adeta flaş bir şekilde başarıyla başladım. Daha sonra Ankara’ya gittim. Ankara 75. Yıl Hipodromu’nda da yine aynı şekilde aynı düzen ve disiplinle at binmeye devam edip başarılı performansımı sürdürdüm. Aynı yıl, 150. koşuyu da kazandım ve jokey oldum. İşte o andan sonra işler bayağı bir zorlaştı. Çünkü asıl kariyerimin jokey olduktan sonra başladığını o an anladım. 2017 yılında Adana’ya yerleştim ve Menajer Serhat Coşkun ile anlaştım. Bir süre Adana’da at bindim ama kariyerime İstanbul’da devam etmek istiyordum. Yani arenada… Bu amaçla İstanbul’a geldim. Hafif kilolu atlara da binebildiğim için tercih ediliyordum.  Sonra, bir süre için tekrar Adana’ya döndüm ve burada bazı başarılar elde ettim. Tekrar İstanbul’a geldiğimde, yavaş yavaş “isim yapmaya” başlamıştım. Ama 2017’deki Hışman Çizik ile 2018’deki Hışman Çizik arasında dağlar kadar fark olduğunu söyleyebilirim.

 

“ATÇILIKTA VELiEFENDi, ŞAMPiYONLAR LiGi”

Yani, İstanbul’a gelmeniz size çok büyük bir adım attırdı.     

Kesinlikle doğru. Ülkemizde atçılığın “Şampiyonlar Ligi” İstanbul’dur. Burada kendinizi gösterdiniz gösterdiniz, yoksa başarılı olup daha iyi yerlere gelmek gibi bir şansınız yok. Jokeylik mesleğinin asıl merkezinin İstanbul olduğunu net olarak söyleyebilirim. Çünkü burada göz önündesiniz. Ankara ve Adana’da ne kadar başarılı at binseniz de İstanbul’da Veliefendi’de kendinizi kanıtlamanız lazım. Adım duyulup da at sahiplerinin kulaklarına aşina olana kadar da çok sıkıntı çektim. Ama başardım. Bu başarımın arkasında menajerimin olduğunu söyleyebilirim. Bu iş, bir ekip işidir. 2018 yılının ilk 3 – 4 ayında, şu anki gibi bir yoğunluğum olmadığı için her gün idmana çıkıyordum. Ankara’ya da gidip koşulara katılmaya başladım. Ondan sonra Kocaeli, Bursa derken, yeterli zamanı bulamadığım için idmanlara da ister istemez ara verdim. Şu an İstanbul’da kalıyorum. Büyük bir destekçi olarak menajerim Serhat Coşkun var yanımda. Haftanın birkaç günü de Adana’ya gidiyorum.

 

“YAŞADIĞIMIZ O TALiHSiZ KAZA BANA BÜYÜK DERS OLDU”

İstanbul Kızı ile Şanlıurfa’da yaşadığınız talihsiz olay, sizi nasıl etkiledi?

İstambul Kızı ile yaşadığım talihsiz kaza; benim için büyük bir ders ve dönüm noktasıydı. Kariyerim açısından aldığım en önemli dersti bu. Bu kaza, bana bazı şeyleri net olarak gösterdi. Çok ağır bir ceza aldım. Bu olayı yaşamasaydım, at binmeye devam ederdim ve 150. koşuyu orada kazanıp jokey olabilirdim. Ancak, yaşanması gerekenler böyleymiş.

 

İsminizin anlamı nedir?

Hışman, Doğu Kültürü’nde hırs ve cesaret demektir. “Adın mesleğine de uyuyor” diyenler var. Evet, adımın anlamı ve mesleğim bir bütünlük sağlıyor.

 

2019 yılında 197 birincilik elde ettiniz. 200 birinciliğe çok yaklaştınız. Bekliyor muydunuz bunu?

Geçen yılın en çok yarış kazanan jokeyleri arasında olsam da aynı zamanda en çok ceza alan jokeylerden de birisiyim. Bu başarım, kesinlikle bir ekip işiydi. Sezon başında bu rakamı beklemiyordum. 2017’de herhangi bir kazanç hedefim yoktu. 63 tane koşu kazandım. 2018’de menajerimin hedefi 100 koşu idi. 100 tane kazandım, bir at diskalifiye olunca, birincilik sayısı da 99 oldu. Menajerimin 2019 hedefi ise 150 koşu kazanmaktı. O bu rakama ve hedefe benden fazla inanmıştı. “Hedef, 150!..” diyordu. Ama tabii ki, 150’nin arasında “Benim için en önemli şey Grup Yarışlar” diye de ilave ediyordu. Çok şükür ki, Grup Koşular’da da kazandım. 2020’ye damga vuracak atlar da elde ettim. 2019’da çıtayı oldukça yukarı çıkardım.

 

“BiNECEĞiM ATLARI VE RAKİPLERiMiZi iZLEMEDEN UYUMAM”

2020 için bir hedefiniz var mı rakam olarak? 

2020’de bizim için rakamdan daha ziyade, önemli yarışlar kazanmak daha ön planda. 2019 yılında kazandığımız atları kaybetmemek de bir diğer hedefimiz. Rakam hırsı bazen çok şeyler de kaybettirebilir. Bazen insan bir hedefe odaklanınca, gözü başka bir şey görmez oluyor.. 2019’da 200 birinciliğe çok yaklaştık. Ama 2020’deki hedefimiz, 200’den fazla koşu kazanmaktan ziyade Grup Yarışlar kazanabilmek.

 

Yarışlara nasıl hazırlanıyorsunuz? At bindiğiniz bir gününüz nasıl geçiyor?

Mesela, İstanbul’da at bineceğim bir günü anlatayım; İstanbul’da akşam yarışları saat 18.00 – 19.00 gibi başlıyor. Ben de bir gün öncesinden Adana’dan İstanbul’a gelmiş oluyorum. Adana’dan geldikten sonra direkt eve geçerim. Hiçbir şey yapmadan yatarım. Çünkü dinlenmek bizim meslekte en önemli faktör. Vücut olarak çok rahat olmanız lazım. Gündüz yarışlarında, saat 10.00 gibi kalkarım. Kahvaltı yaparım ondan sonra da hipodroma geçerim. Yarışlardan önce kesinlikle fazla yemek yemem. Böylece, yarışlarda daha iyi motive olabiliyorum. Akşam yarışlarında da biraz geç kalkarım; 13.00 – 14.00 gibi. Diğer günlerde de en iyi şekilde dinlenmeye dikkat ederim. Yarışlardan bir akşam önce, hem bineceğim atın hem de rakip atların daha önceki koşularını incelerim. Bu sırada da koşunun hangi aşamasında ne yapmam gerektiğini planlarım. Bineceğim atın da en azından son 3 yarışını izlerim. Rakiplerimin yarışlarını da en azından iki defa izliyorum. Rakip gördüğüm ve mücadele edeceğim safkanların yarış içinde nerede ne yapabileceklerini, benim onlardan önce nasıl bir hamle yapmam gerektiği hakkında analizler yapıyorum.

 

Meslektaşlarınızı izliyor musunuz?

– Meslektaşlarımdan Halis Karataş’ın yakın çekimlerini özellikle çok izlerim. Orada, ne yapmam gerektiğini anlamaya çalışırım. Çünkü Halis Ağabey, gerçekten atla bütünleşiyor. Biniş stili olarak kendisini örnek alıyorum. Ama en beğendiğim jokey, Selim Kaya’dır. Yurt dışı yarışlarını da devamlı izlerim. Jokey Frankie Dettori’nin yarışlarını da özellikle takip ediyorum. Geçen sene, Enable adlı safkan ile katıldığı yarışları tekrar tekrar seyrediyorum. Yurtdışında da bir numaralı jokeyim odur.

 

“ANKARA’DAKi KINGSMAN iLE iSTANBUL’DAKİ KINGSMAN ÇOK FARKLIYDI”

Kingsman adlı safkanla geçen yıl güzel yarışlar kazandın. Şimdiden yeni sezon için iddialı isimler arasında gösterilen bu safkanla uyumun hakkında neler söylemek istersin?

Menajerim, “Hışman, sana Kraliçe II. Elizabeth Koşusu’nu kazandıracağım” dedi. Ben de ona, hangi tay ile kazandıracağını sordum. Cevabı, “Kingsman” oldu. “Sadece tayı tutman yeterli, o zaman koşuyu kazanırsın” diyordu. Kraliçe II. Elizabeth Koşusu’nda çok süratli taylar vardı. Ben sertlik yapmasından daha ziyade, gruba ayak uydurabileceğine bile inanamıyordum. Fakat gel gör ki, Kingsman çok güçlü ve kuvvetli bir atmış. Önceki yarışlarını izledim ve aslında en geride gitmeyi seven bir tay olduğunu gördüm, “Kraliçe II. Elizabeth Koşusu’nda da tutarım” dedim. Fakat koşunun sonlarına doğru, çok iyi sprint yapabilecek rakiplerimiz vardı. Safkanla piste çıktığım zaman, starta doğru kenter giderken taya çok inanmıştım. İyi koşacaktı ama kazanacağı konusunda o kadar emin değildim. Çok iyi hazırlanan rakiplerimiz vardı çünkü. Start verilince, öndeki taylar öyle hızlı bir tempo kurdular ki, Kingsman haricindeki diğer safkanlar, gruba yetişemiyordu bile. Kingsman, bir hayli hızlı bir safkan. 1200’lerde tempo çok hızlı olmasına rağmen o kadar süratliydik ki, böyle bir tempoda bile neredeyse diğer tayların üzerinden atlayacaktı. Viraj dönülünce de bulduğumuz boşluğu öyle bir güzel doldurdu ki… Son 200’e geldiğimizde, bir ara dışarıya açılmaya yeltendim. Önümdeki rakibim de biraz dışa açılınca, ben içeriyi tercih ettim. Aslında en büyük avantajım da oradaydı. İçeriye girince, çok iyi avantaj kazandık. Son aksiyonda, Kingsman kafasını uzattı. Rakip tay Prior kafasını kaldırmıştı. Tam o anda, hatta yarış bittikten sonra da sevinç hareketi yaptım. Müslüm Çelik, “Ben kazandım” dedi. “Hayır ağabey, ben kazandım” diye cevap verdim. Aramızda öyle bir diyalog oldu. Sonucun açıklanmasını beklerken ben de o sırada dev ekranın uzağındaydım. Müslüm ağabeyin atı dışarıda olduğu için o avantajlı gözüküyordu. Hatta at sahibiyle beraber, “Kaybettik” deyip üzüldük. Bir süre sonra, sonuçlar ilan edilince ekrandaki alt yazıda, kazanan atın Kingsman, jokeyinin de Hışman Çizik olduğunu okuduk. İşte, o anda gerçekten her şey koptu benim için. Tayla çok iyi uyum sağlamıştık, çok da iyi bir bağ kurduk. Ondan sonra Çaldıran Koşusu’na katıldık. O yarışta 6 boy startta kaldık. Ben, Kingsman’in karakterinden dolayı, aradaki farkı kapatıp grup içindeki yerini alabileceğine inanıyordum. Fakat İstanbul’daki Kingsman’in, Ankara’daki Kingsman ile hiçbir alakası yoktu. Çaldıran Koşusu’nda hiç sertlik yapmadı ve kantarmasını o gün çok sevdi. Grubun arkasında, bayağı bir rahat gidiyorduk. Viraj dönüldükten sonra, Kingsman’in Ankara’daki Kraliçe II. Elizabeth Koşusu’nda yapmış olduğu sprinti yapabileceğine inanmıyordum. Çünkü yarış içinde hiç sertlik yapmayan Kingsman, kantarması bomboş gidiyordu. Ama viraj dönüldükten sonra asıl karakterini ortaya koydu. Ben de düzlüğe çok iyi sprint yapacağı gücü saklamıştım. Bu koşuda yaşadığımız aksiliğe rağmen Call To Victory ardından güzel bir ikincilik elde etmeyi başardık.

 

Çaldıran Koşusu’nda ikinci oldunuz. Daha sonra Sakarya Koşusu’nu kazandınız. Bu yarış nasıl oldu sizin için?

Çok kolay bir yarıştı. Fakat mesafe olarak bizi yanıltıyordu. Kingsman’in uzun mesafeci olduğunu biliyorduk. Sakarya Koşusu, Kingsman’in gerçekten çok iyi bir yarış karakteri olduğunu öğrendiğim yarış oldu. Çünkü tempo ağır gitti. Üstüne üstlük, öndeki at tamamen kaçıyordu. Ama 2.’lik ve 3.’lükte giden taylar kendi tempolarını kurmuştu. Ben de onların arkalarındaydım. Çok rahat bir şekilde gidiyorduk, Çaldıran Koşusu’ndaki karakterde bir Kingsman vardı altımda. Viraj dönülünce de çok iyi bir sprint attı. Sakarya Koşusu, tam olarak istediğim gibi oldu. Tayın gerçek yüzünü, gerçek gücünü, ne istediğini, nasıl sakinleştiğini, kısacası her özelliğini Sakarya Koşusu’nda görmüş olduk. Bu koşunun ardından Adana’da atın ilgilileri ile beraber oturduk ve Kingsman’in yarış kariyeri açısından en doğru kararları almak için fikir birliği yaptık. İyi sprint atabilen taylar, Gazi Koşusu’nda daha avantajlı oluyorlar. Tabii ki o güne gelebileceksek Gazi Koşusu’ndan önceki yarışlar çok daha önemli bizim için. Fikirlerim doğrultusunda Kingsman için bir program oluşturduk. Sezona başlayınca Kingsman bizleri nerelere götürecek, bakacağız.

 

2020 Gazi Koşusu için erken olsa da neler görüyorsun?

Kingsman üzerinden konuşursam, program üzerinde takip ettiğimiz rakiplerimizden en önemlisi Call To Victory.

 

“WHITE RAM’E BiNMEYi ÇOK iSTERDiM”

“Keşke binebilseydim” dediğiniz bir at oldu mu?

White Ram diye bir safkan vardı. At güzeli. Ona binmeyi çok istemiştim.

 

“Bir daha binsem asla o yarışı kaybetmem” dediğiniz bir koşu var mı?

Marmara Koşusu’nda Hidden Jewels’a biniyorum. Ayna önünde Perfect Warrior’a geçildik. O yarış sonrası çok büyük üzüntü yaşamıştım. Kazanabileceğim bir mücadeleydi çünkü. Bugün tekrar aynı yarışa çıksak, asla geçilmeyiz. Bu yarış beni en çok kahreden yarıştır.

Peki en çok sevindiğiniz yarış hangisiydi?

Geçen yıl Kingsman ile kazandığım Sakarya Koşusu tabii ki. Çok büyük keyif almıştım ve harika bir koşu kazanmıştık.

 

“HiPODROM DIŞINDA BiR HAYATIM YOK”

Sosyal Medya ile aranız nasıl?

Biraz uzağım, hesaplarım var ama fazla ilgilenemiyorum. Fakat Twitter’da devamlı haberleri okuyorum. Yoğun bir programım var ve oraya zaman ayıramıyorum.

 

Hipodrom dışındaki Hişman Çizik’i bize anlatır mısınız?

Hipodrom dışında herhangi bir hayatımın olmadığını söyleyebilirim. Sosyal bir hayat yaşayamıyorum maalesef. Sadece ceza aldığım zamanlarda, eğer yaz mevsimindeysek tatile giderim. Çünkü sadece haftanın bir günü at binmiyorum. Gerçekten yoğun bir program ve yoğun bir trafik içindeyim.

 

Kariyerinizde bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?

Bir jokeyin kariyeri boyunca en çok kazanmak istediği yarış, tartışmasız olarak Gazi Koşusu’dur. Benim de öyle. 2020’de de hayal ettiğim gibi Gazi Koşusu zaferine uzanmak istiyorum. Bunu gerçekten çok ama çok istiyorum. İlk hedefim o kupayı kaldırmak diyebilirim.

 

QUIZ:

Veliefendi Hipodromu:                                1 Numara

Gazi Koşusu:                                     Hedef

Atlar:                                                    Aşk

İdol:                                                      Selim Kaya

Aile:                                                      Ebedi olan şey

Rakip:                                                  Öğrenmek

Yarışsever:                                         Moral

Ev:                                                         Yuva

İkincilik:                                               Birincilik hırsı

İdman:                                                Mecburiyet

 

Muzaffer BATUMLU

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PUAN DURUMU
Süper Lig
# TAKIMLAR O AV P
PTT 1.Lig
# TAKIMLAR O AV P
LİG FİKSTÜRÜ
Süper Lig
PTT 1.Lig