Uygarlığın Beşiği Atina ve Aegina Adası

Eski Yunan medeniyetinin de merkezi Atina; antik çağlarda önemli bir ticaret ve kültür merkeziydi. İsmi, koruyucusu olan savaş tanrıçası Athena’dan gelmektedir. 1896 ve 2004 Yaz Olimpiyatlarına ev sahipliği yapmıştır. Medeniyetin, kültürün beşiği Atina, maalesef ibadete açık cami bulunmayan tek Avrupa ülkesinin başkentidir.

 

Atina’da genel olarak görülmesi gereken yerler: Akropolis, Sintagma Meydanı, Monastiraki Meydanı, Plaka ve Pire. Atina’ya gelmişken Aegina Adasını da ziyaret etmeden dönmek olmaz.

 

Atina’nın Kalbi Sintagma Meydanı

Atina’da gezilecek yerlerin başlangıç noktası olarak kabul edeceğimiz Sintagma Meydanı’nın anlamı Yunancada anayasa anlamına geliyor.1843 yılında kralın yetkilerinin sınırlandırılması sonucunda bu ismi almıştır. Atina’nın merkezi olan Sintagma Meydanı oldukça kalabalık ve işlek bir meydandır. Meydanda bulunan Parlamento binasının sağ tarafında hava limanına giden otobüsler, meydanın içerisinde ise Atina’nın birçok bölgesine giden metro girişi bulunuyor. Ayrıca meydandan Akropolis, Monastiraki meydanı, Plaka’ya ulaşabiliyorsunuz.

Meydanın doğu kenarı batı kenarına göre daha yüksektedir ve mermer merdivenlerle Amalias Caddesi’ne uzanır. Yine bu kesimde Sintagma metro istasyonu yer alır. Biri kuzeyinde diğeri de güneyinde olmak üzere iki yeşil alan barındırır. Bu iki yeşil alanın tam ortasında bir adet çeşme bulunur. Meydanın doğusunda Yunan Parlamentosu bulunur; parlamentonun önündeki meçhul asker anıtı önünde bekleyen Efsun askerlerinin kendine has ritüelleriyle adeta bir şov havasında gerçekleştirdikleri nöbet değişimi, ülkeye gelen turistler için çekim noktasıdır. Parlamentonun çevresindeki Ulusal Bahçeler adlı yeşil alan da halkın ziyaretine açıktır.

Sintagma Meydanı turistik önemi yanı sıra 2010 yılından beri Yunanistan’da yaşanan kitle gösterilerinin merkezi olmaktadır.

 

Monastiraki Meydanı

Burası da Atina’nın en turistik yerlerinden birisidir. Meydanda Osmanlı döneminden kalma bir de cami bulunur. Monastiraki meydanına, Atina’nın Sultanahmet’i diyebiliriz.

Turistlerin yoğun bir şekilde ilk olarak ziyaret ettikleri mekanlar genelde tarihi mekan oluyor. Fakat kendinizi sadece turist bir bölge imajı ile sınırlamayın.

Monastiraki çevresinde aynı zamanda oldukça güzel tavernalar da bulunuyor. Vatandaşların buluşma noktası olan Monastiraki, daha fazla gençlerin takıldıkları bir bölge diyebilirim. Monastiraki Meydanı Atina’da turist olarak görmeniz gereken yerler sıralamasının başlarında yer alır. Şehrin merkezinden yürüme mesafesi uzaklığında olan Monastiraki Meydanı sıralı taverna ve restoranlarla dolu. Gündüzleri hediyelik eşyalar bulabileceğiniz, akşamları ise meşhur Akropolis manzaralı bir tavernada yemeğinizi yerken uzonuzu yudumlamak için vazgeçilmez bir mekandır.

 

Omonia Meydanı

En önemli üç meydanı sırasıyla Sintagma, Monastiraki ve Omonia. Bu meydanların yarattığı üçgen arasında kalan bölge turistik amaçlı, kısa süreli gezilerde tercih edilir.

Omonia; Şehir merkezine 15 dakikada yürünecek mesafede ama meydanın etrafında göçmenler çok yoğun ve bir sokak aralarında uyuşturucu madde kullananlara rastlayabilirsiniz.

 

Ermou Caddesi

Sintagma meydanın hemen aşağısında bulunan Ermou Caddesi birçok ünlü markaların bulunduğu, trafiğe kapalı bir alışveriş caddesidir. İki tarafı mağazalarla donatılmış olan bu caddeden aşağıya doğru devam ettiğinizde Plaka ve Monastiraki bölgesine ulaşabilirsiniz.

İstanbul’daki İstiklal Caddesinin işlevi ne ise Atina’da da Ermou Caddesi aynı görevi görüyor. Hatta mimari olarak da aynı diyebiliriz. Sadece Ermou biraz daha küçük ölçekli.

 

Tavernalar Semti: Plaka

Sintagma Meydanı ile Monastiraki Meydanı ortasında, Akropolis‘in hemen eteklerinde bulunan Plaka şehrin turistik mekanlarından olmasıyla beraber yerel halkın da sıkça ziyaret ettiği bir semt.

Uzun ince sokağı üzerinde bulunan tavernalar, sağlı sollu patika yollarda bulunan cafeler, cumbalı evler, şık mağazalarla keyifle vakit geçirebilecek bir bölge. Birçok hediyelik eşya dükkanlarının bulunduğu bu bölgede alışveriş yapabilir, akşam olduğunda ise tavernalara (çalgılı meyhane) girip Yunan müzikleri eşliğinde yemeğinizi yiyebilirsiniz. Biraz Beyoğlu’nu anımsatıyor.

 

Akropolis

Atina’nın tam merkezinde ve deniz düzeyinden 150 m yükseklikte yer alan Akropolis, eski dönemlerden beri kale ve tapınak olarak kullanılıyordu. Buradaki yapıların en ünlüsü Parthenon’dur. Eski Yunan’da kentin koruyucusu sayılan Tanrıça Athena’nın baş tapınağı olarak inşa edilen, dev sütunlarla çevrili, dikdörtgen biçimindeki Parthenon, tarihin çeşitli dönemlerinde kilise ve cami olarak da kullanıldı. 26 Eylül 1687’de Osmanlılara saldıran Venedik topçusunun ateşi sonucunda içerideki barut deposu isabet aldı ve buradaki cami ile binanın iç bölümleri yıkıldı. 1801’de Britanya büyükelçisi Lord Elgin, Akropolis’teki Türk evlerinin yıkılıp heykel kalıntılarının aranması için Padişah III. Selim’den izin alarak Atina’ya gitti. Parthenon’dan geriye kalan heykellerin çoğunu ve başka bazı kalıntıları Londra’ya götürüp British Museum’a sattı. Elgin Mermerleri olarak bilinen ve sökülüp götürülmesi büyük eleştirilere konu olan bu paha biçilmez koleksiyon, halen bu müzede sergilenmektedir.

 

Akropolis Müzesi

Akropole çıkarken sağdaki modern mimari yapısıyla dikkatimizi çeken Akropolis Müzesi’nde Parthenon veya diğer Tapınaklardan sökülen kabartmalar burada sergileniyor. Ancak sergilenen bazı parçalar sahte. Orijinalleri yurt dışındaki Müzelerde.

 

Anafiotika

Anafiotika, Atina’da bulunan Akropolis tapınağının hemen eteklerinde bulunan bir bölgenin ismi. Özellikle Yunanistan’da her kelimenin ve ismin bir hikayesi olduğu gibi tabii ki Anafiotika’nın da bir hikayesi bulunuyor. Anafiotika bölgesi ile ilgili yaygın olan bir hikaye bilinmektedir:

Hikayeye göre 1841 yılında Yunanistan kralı, bağımsızlığını yeni kazanmış olan ülkesinin başkentini yeniden inşa etmek istemektedir. Bu sebeple Atina’nın yeniden inşa edilmesi için ülkenin Kiklad Adaları’na bağlı Anafi Adası‘ndan yerlileri ana karaya getirtmiş ve start vermiştir. Fakat Anafi adasından gelen yerlilerin bildikleri tek bir mimari bulunmaktadır: O da kendi adalarında yaşadıkları beyaz taş evlerden yapılmış, pencereleri mavi renkte ve tavanları yazın sıcak dolayısıyla uyumaya müsait düz teras evleridir. İşçiler de “dur şuraya otoparklı havuzlu gökdelenler yapalım” dememiş, bildikleri yolda ilerlemişler. Ve ortaya küçük Anafi anlamına gelen Anafiotika mahallesi/bölgesi kurulmuş. Anafiotika mahallesinde dolaşırken kendinizi Atina’da değil de, Santorini’de dolaşıyormuş gibi hissedeceksiniz. Bunun sebebi de Anafi yerlilerinin kendi evlerini Anafiotika’da inşa etmesinden kaynaklanıyor.

Anafiotika, Akropolis tapınağının hemen eteklerinde Monastiraki ve Plaka bölgelerinin arasında bulunuyor.

 

Demokrasi, Felsefe ve Mitolojinin Beşiği Atina’da Zeus Tapınağı

Demokrasi, Felsefe ve Mitolojinin beşiği Atina; Roma ve İstanbul gibi tepeler üzerine kurulmuştur,

“Tanrıların ve İnsanların Babası” Zeus Tapınağı da bu tepelerden birinin üzerindedir. Yunan mitolojisinde en güçlü ve önemli tanrı Zeus; Roma’da Jüpiter olarak bilinir. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Çoğu zaman elinde bir şimşek ile resmedilmiştir. Bereket ile özdeşleşmiştir, yağmur ondan beklenir. Titan Kronos’un ve eşi Rhea’nın en küçük çocuğu ve oğludur. Tanrıça Hera’nın kocasıdır. Simgesi şimşeğin yanında boğa, kartal ve meşe ağacıdır.

Zeus’un en bilinen özelliklerinden biri çapkın oluşudur. İstediği her şeyin şekline girebilen Zeus’un Leda için kuğu, Aegina için ateş, Hera için guguk kuşu ve Europa için boğa oluşu kudretine en iyi örnektir. Ölümlü ölümsüz herkese aşık olabilen tanrıların tanrısı Zeus’un gözdesi kartal kılığına girerek kaçırdığı erkeklerin en güzeli Ganimedes isimli bir çobandır. Çapkınlığı yüzünden eşi Hera tarafından sürekli takip ettirilmektedir. Tanrı Zeus’un tahtı için yaptıkları şeylerin başlıcaları şunlardır: Eşi Metis’i yutması, Prometheus’u zincirlemesi, Thetis’i bir ölümlü ile evlendirmesi.

 

Antik Yunan Filozofları

💠Antik Yunan Felsefesinin önemli filozoflarından Thales M.Ö. 6. yüzyılda Batı Türkiye’de doğmuş.

💠Aynı yüzyılda Efes’te doğan Herakleitos’un en önemli mirası “Her şey akar” ve “Aynı ırmağa iki kere girilmez” sözleridir.

💠 Sorgulanmamış bir hayatın yaşamaya değmeyeceğini düşünen Sokrates,

💠 Modern üniversitenin temeli sayılan Akademi’nin kurucusu Platon, İslam dünyasında Eflatun ismiyle tanınmaktadır.

💠Felsefe terimini icat eden matematik dehası Pisagor.

💠 Batı felsefesinin öncüsü sayılan Aristo; Mantık, doğa, estetik, etik ve politika üzerine düşüncelerini çok sayıda yazı ve kitap ile ortaya koymuştur.

💠 Filozof Demokritos’un en bilinen teorisi “Atom veya bölünmeyen öz”dür.

💠 Epikür’e  (Epikuros) göre insan, doğası gereği acı ve ıstıraptan kaçarken neşe ve haz peşinde koşar.

 

Kolonaki

Tam tarif olması için Atina’nın Nişantaşı’dır. Pahalı kafeleri ile beraber markaların da mağazaları bulunur.

 

Parlamento Binası

Özellikle Türkiye gibi bir ortamda yaşadıktan sonra parlamento binasını nasıl böylesine şehrin göbeğinde olduğuna şaşıracaksınız. Efsun askerler ile fotoğraf çektirmeyi unutmayın.

 

Tzistarakis Camii

  1. yüzyılda Osmanlı döneminde yapılan Tzistarakis Dizdar Ağa Camii, bugün itibariyle müze olarak kullanılmaktadır. 1759 yılında yapılan ve adını dönemin Atina valisinden alan Çisdarakis (Tsisdarakis) camisinin yapımında Zeus tapınağından alınan bazı kolonlar kullanılmıştır. Dikkat edilirse caminin minaresi bulunmamaktadır.1821 savaşı sırasında zarar görerek yıkılmıştır.

Savaştan sonra ise cami, birçok alanda askeriyeye hizmet olarak kullanılmış, bazı dönemlerde ise hapishane görevi görmüştür. 1915 yılında yeni baştan restore edilen cami son olarak müzeye dönüştürülmüştür.

 

Pire

Pire’ye metro ile Atina’nın Taksim meydanı benzeri Sintagma Meydanı’ndan 45 dakikada gidiliyor. Pire önceden ayrı bir şehir iken artık Atina ile birleşmiş. Avrupa’nın beşinci büyük limanı olan Pire Limanı, gerçekten büyük.

Osmanlılar zamanında Pire Limanı’na, Aslan Limanı denilmiş.

Mikro (Küçük) Liman denilen yat limanında dönem mimarisini yansıtan güzel yapılar ve tavernalar var.

 

Orhan Aydın Dostlarıyla Atina ve Aegina Adası Turu

Beşiktaş Orta Okulu’nda İngilizce Öğretmenliğim sırasında tanıdığım öğrencim, bilahare Tiyatroda( Pes Doğrusu oyunu) aynı sahneyi paylaştığım, “Oğlum Bak Git” Sinema filminde birlikte çalıştığım Kadim Dostum ORHAN AYDIN ve dostlarıyla Atina ve Aegina Adası turuna “İzm”lerin en güzeli Turizm” diyerek başlamıştık.

 

Aegina(Egina) Adası 

Egina adasına Atina‘dan daha doğrusu Pire Limanından kalkan gemiler ile bir saatte varılıyor. Bu kadar kısa mesafede bir ada olmasından dolayı, yaz dönemlerinde Atinalılar tarafından sıkça tercih edilen bir ada.

Atina merkezden metroya binip -yeşil hat aracılığı ile- Pire limanı durağında iniyorsunuz. Bu durak yeşil hat metronun son durağı oluyor zaten. Pire limanına vardıktan sonra herhangi bir seyahat acentasından feribot bileti alıp, Adaya 40 dakikada ulaşabiliyorsunuz.

Aegina adası, Yunanistan’ın fıstık üretimi ile oldukça ünlü. Nasıl ki Türkiye’de nereden alırsanız alın antepfıstığı olarak bilinir ya. Yunanistan’da da fıstıkların adı Eginis fistiki olarak bilinir. Adanın birçok köşesinde bulunan büfelerde kaldığımız Klonos Otelin Resepsiyonda bile poşette fıstık satışı yapılıyor.

Adada birçok fıstıklı ürünle karşılaşıyorsunuz: Fıstıklı dondurma, fıstık ezmesi fıstık yağlı kozmetik ürün…

Bu Adayı, Marmara Denizi’ndeki Avşa adasına benzettim.

Egina adasında kaldığımız Butik tarzında işletilen Otel Klonos’un İşletmecisi güler yüzlü işletmecisi Lena Sofiou’ya

“efharisto ya ola” “Her şey için teşekkürler” diyerek bu güzel turumuzu sonlandırıyoruz.

 

Yunanlıyla kardeş olduğunu sıla derdine düşünce anlarsın

Türk sıcaklığını hissettiğim Yunanlılarla birçok ortak noktamız var: Gurbette bir Yunanlıyla tanıştığımda aklıma Bülent Ecevit’in B.B.C ‘de 1947 ‘de redaktör Spiker olarak çalıştığı yıllarda yazdığı şiir geldi. Ben de 1975 de T.R.T Çocuk Saatinde çalıştığım yıllarda Londra’ya gittiğimde B.B.C Türkçe yayınlarında ‘ Geleneksel Türk Tiyatrosu ve Çağdaş İngiliz Tiyatrosu “ üzerine bir konuşma da yapmıştım. Her neyse. Gelelim Ecevit’in şiirine:

“Sıla derdine düşünce anlarsın /Yunanlıyla kardeş olduğunu /Bir Rum şarkısı duyunca /Gör gurbet elde İstanbul çocuğunu /Bu sudan bu tattandır/ İkimizde de günah/ Bütün içkiler gibi zararı kadar leziz /Bir iklimin meyvesinden/ Sızdırılmış bir içkidir kötülüklerimiz/ Aramızda bir mavi büyü bir sıcak deniz/Kıyılarında birbirinden güzel iki milletiz /Bizimle dirilecek bir gün/ Ege’nin altın çağı yanıp/ Yarının ateşinden eskinin ocağı/ Önce bir kahkaha çalınır kulağına/Sonra Rum şiveli Türkçeler/ O Boğaz’dan söz eder sen rakıyı hatırlarsın /Yunanlıyla kardeş olduğunu sıla derdine düşünce anlarsın.”

 

Yunan Mutfağı

Yunanistan’da yemek isimleri bizdekilerin tıpa tıp aynı: Musakkinos (musakka), cacikis (cacık), pita (pide), imam bayildi, kadaifi, fasulakia (fasulye yemeği), dolmadas (yaprak dolması), trahanas (tarhana), bureki(börek), kokoreçi (kokoreç)… En çok şaşırdığım konu ise bizim asırlık, acılı, eti zırhtan geçirilmiş Adana kebabı’na “Atina Kebabı” diye sunmalarıydı.

 

Yemeklere şöyle bir göz atalım:

💠Thanasis Kebap ( Tire köftesini andıran çok lezzetli bir kebap)

💠 Kebap Şiş’in biraz daha ufak tanelerinden oluşan Souvlaki tavuk ve domuz etinden üretiliyor.

💠  “Gyros” (Döner) Yunanistan’ın bir numaralı fast-food’u.

💠Bal ile yapılan Lokmades tatlısı

💠 Yunanlılar, sofrada yemek ne olursa olsun yanında FETA (Beyaz Peyniri)  mutlaka tüketiyorlar.

💠Ouzo; tadı rakıya benzeyen, Kuzey Akdeniz’de üretilen Pastis, Sambuca’nın yanı sıra Levant ülkelerinde de üretilen Arak benzeri anasonlu bir içki.

 

Yunanistan ve Atina’nın Anımsattıkları

💠Yunanistan’da halkın çoğunluğu Ortodoks mezhebine bağlıdır.

💠 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine pasaportla girişiniz varsa Yunanistan sizi turist olarak kabul etmeyecektir.

💠 Yunan Turizm politikası tamamen doğayı ve tarihi koruma üzerine kurulu. Ayrıca turistin ülkeye az veya çok ama mutlaka para bırakarak gitmesini sağlayan konaklama politikaları var.

💠 Sanılanın aksine Türklere karşı gayet sıcakkanlılar. Küçücük bir köyünde bile, İzmir’den göçmüş 90larına gelmiş birinin bana Türkçe “hoş geldin” demesini, sigara ikram etmesini; ihtiyacım olmadığını söylememe rağmen bana sürekli ev yemeği, sebze-meyve, içki getiren, evlerine davet edip o büyük ve sıcak sofralarında beni asla yabancı hissettirmeyen Yunan ailelerini; Türk olduğumu her söylediğimde sanki yıllardır görmedikleri kardeşlerini görmüşlercesine sıcakkanlı davranmalarını unutmadım.

💠 Atina Elefterios Venielos havalimanı şehir merkezine arabayla 35-40 dakika uzaklıkta. Taksi ile 30-35 Euro, metro ile gidecekseniz 10 Euro ücret ödüyorsunuz. Fakat Uber tercih ediliyor.

💠 Kozmopolit ve modern bir şehir olan Atina, Limanı olan Pire’ye 7 kilometre uzaklıktadır.

💠 Bu şehir kurulurken Poseidon ve Athena arasında bir yarış yapılmış. Poseidon bir tuz gölü oluşturmuş Athena ise bir zeytin dalı. Hakem kurulu bu yarışta kente Athena (Atina) ismini vermiş.

💠 Tanrıça Athena’nın şehri olduğu için kutsal hayvanı baykuş da sembolü.

💠 Şehrin en büyük AVM’lerinde Türk markalarını görmek şaşırtmasın sizi.

💠 Yunanistan dünyanın en aktif sismik ağında bulunan yerleşim bölgesi. Batı Anadolu ve Yunanistan’ın önemli bir bölgesi dünyada en aktif deprem bölgelerinden biridir hatta meşhur Kaliforniya’nın bile önünde yer alır.

💠 Her yeri mülteci kaynayan, betondan ibaret, kalabalık bir şehir Atina.

💠 Sokak sanatının en güzel örnekleri graffitileri her yerde görebilirsiniz,

💠 Rize’nin Pazar ilçesinin eski ve orijinal ismi 1928 yılına kadar Atina idi.

💠 Tramvay ile deniz kıyısına kadar gidilebilir.

💠 Başkent Atina 4 milyon nüfusuyla Yunanistan’ın en kalabalık şehri.

💠 Osmanlıcada bir dönem, bilgeler şehri manasına gelen “Medinet’ül hükema” olarak anılmış şehir.

💠 Akropolis’e bebek arabasıyla çıkmak yasak eğer elinizde bavul veya bebek arabası varsa emanetçiye ücretsiz olarak bırakabilirsiniz.

💠 Ulaşım araçlarına bilet kontrolünden geçmeden oturan evsizlerin koltukları kirletmesi yüzünden insanlar otobüste metroda genellikle ayakta gidiyor.

💠 Atina’nın nüfusu 1830’lardan sonra gözle görülür biçimde arttı. 1920’lerde Anadolu’dan gelen göçmenler, daha sonra da ıı. Dünya Savaşı ile 1946-49 arasındaki iç savaş sırasında kırsal bölgelerden kente akın, bu artışı hızlandırdı.

💠 Duvarları graffitiyle kaplı Atina; 13-14 yaşındaki çocukların şehir merkezine 200-300 metre mesafedeki ara sokaklarının kaldırım taşlarında kokain çektiği, her hangi bir Avrupa şehrinde görüp görebileceğiniz en çok evsize sahip hayal kırıklığı ile dolu şehir.

💠 Havaalanından şehir merkezine gitmek için ilk seçeneğiniz otobüs olsun: Sintagma meydanına 6 Euroya 1 saat 15 dk gibi bir sürede gidebilirsiniz.

💠Halk plajları bedava ve temiz. En lüks plajın girişi 18 Euro.

💠 Çok güvensiz görünüyor ama oldukça güvenli, çok çarpık görünüyor ama oldukça estetik, çok karışık görünüyor ama oldukça düzenli. Yani doğu’nun Doğu’nun yaşam tarzının Batı’nın imkanlarıyla harmanlandığı şehir diyebilirim.

💠 Atina’da bazı parklarda ne yazık ki çok sayıda uyuşturucu bağımlısı, Asyalı-Ortadoğulu mülteci ve homeless(evsiz) var.

💠Unesco, Atina’yı 2018 dünya kitap başkenti olarak seçti.

pekcan türkeş
pekcan türkeşpekcan_turkes1@yahoo.com.tr

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.