Üç yapraklı yoncaların diyarı, zümrüt yeşili İrlanda ve başkent Dublin - Güncel Haber Sitesi - Yolpusulasi.comGüncel Haber Sitesi – Yolpusulasi.com

SON DAKİKA

Üç yapraklı yoncaların diyarı, zümrüt yeşili İrlanda ve başkent Dublin

Bu haber 23 Ocak 2020 - 22:06 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Yemyeşil çayırlarından ötürü “Zümrüt Ada” denilen İrlanda 1921 yılında Büyük Britanya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş. 1949 yılından beri Cumhuriyet ile yönetilen İrlanda, 1973’de Avrupa Birliği’ne girmiş.

 

Dünya genelindeki ülkeler içerisinde yeşilin bir simge olarak bu kadar yakıştığı bu kadar bütünleştiği İrlanda dan başka bir ada yoktur.

Atlantik okyanusu ile çevrili muhteşem bir doğaya sahip bu ülkeye maalesef Schengen Vizesiyle giremiyorsunuz. Ya özel İrlanda vizesi alacaksınız ya da İngiltere vizeniz varsa önce İngiltere’ye gidip sonra İrlanda’ya geçeceksiniz.

Boşanma hakkı, eşcinsel evliliği, en son dini günlerde Good Friday yasağını kaldırma derken ülkenin en sağcı partisinden çıkma göçmen çocuğu eşcinsel başbakanı ve kürtaj yasağının kaldırıldığı İrlanda Cumhuriyeti 70.280 km2 yüzölçümüne ve 5 milyonluk bir nüfusa sahip. İrlanda Cumhuriyeti ve Kuzey İrlanda’da toplam 6 milyon kişi yaşıyor. Ancak yeryüzünde 80 milyon kişi İrlandalı olduğunu iddia ediyor!

İrlanda’da konuşulan dil İre dilidir. İre’ler İrlandalılar olarak bildiğimiz milletin ismidir. İrlanda ismi “İre’lerin Ülkesi” anlamına gelmektedir.

Belfast; Kuzey İrlanda’nın başkentidir. Kuzey İrlanda politikası yüzünden Belfast’da Katolik ve Protestanlar yan yana iki semte yerleşmişler. Dünyadaki  en eski gazete olan News Letter 1737 yılında bu şehirde basılmıştır.

İrlanda’nın en önemli şehirleri; Dublin, Cork, Limerick ,Galway,Kilkenny ve Waterford.

 

 

 

Dublin

Birçok kişinin Büyük Britanya’ya bağlı Kuzey İrlanda ile karıştırdığı İrlanda Cumhuriyeti’nin başkenti Dublin, Liffey Nehri’nin girişinde yer alır. Viking yerleşim merkezi olarak kurulmuş olan Dublin, Orta Çağ’dan beri İrlanda’nın başkentidir. Dublin ismi, İrlandacada “siyah havuz” anlamına gelen Dubh Linn kelimesinden gelmektedir.

İrlandalılar genelde güler yüzlü ve yardımsever insanlardır. Elinizde harita, bir yeri ararken görürlerse hemen gelip yardım etmek isterler. Havaalanından şehir merkezine giden otobüsler, ana durakların hepsinde duruyor ve şehir merkezine yaklaşık yarım saatte ulaşıyor. Gezilecek çoğu yer birbirine yürüme mesafesinde, şehri yürüyerek gezmek mümkün. Dublin’in ortasından geçen Liffey Nehri, şehri Kuzey ve Güney yaka olarak ikiye ayırıyor. Dublin’de metro yok, tramvay ile rahatlıkla şehri gezebilirsiniz. Tramvay bileti duraklardaki makinelerden, otobüs biletini ise bineceğiniz otobüsün şoföründen satın alabilirsiniz. Dublin yazın serin, kışın soğuk bir kenttir. Kış ve sonbahar aylarında sert rüzgarlar eser. Hemen her mevsim yağışlıdır.

O’connell Bulvarı

Liffey Nehri’ni kuzey ve güneyinden kesen O’Connell Caddesi, Dublin’in ana bulvarı sayılabilir.Daha önce Sackville Caddesi olarak anılan bu bulvar, Katolik halklarının savunucusu Daniel O’Connell’in ismine izafeten verilmiş. O’Connell (1775 – 1847)İrlanda bağımsızlığı için büyük bir mücadele vermiştir.

O’Connell Caddesi üzerinde Jim Larkin’in anıt heykeli de bulunuyor. Larkin, 1907–1914 yılları arasında İrlanda’daki işçi hareketini örgütleyip, Protestan ve Katolik işçileri aynı amaç uğruna bir araya getirmeyi başarmış bir sendika lideridir. Bir başka heykel de William Smith O’Brien’e (1803 – 1864) ait. O’Brien, “Young Ireland” genç İrlanda hareketinin lideri ve İrlanda dilinin savunucusu olan bir parlamenterdi.

Kültür-sanat ve bohem hayatı temple bar

Dublin’in en bilindik eğlence bölgesi pub ve barların olduğu bölge olan Temple Bar, turistler tarafından oldukça rağbet görüyor. Şehrin kültür, sanat ve barlarıyla meşhur bohem bölgesi Temple Bar’da çok canlı bir gece hayatı var. Her yerde müziğin olduğu, dost canlısı insanlarla dolu rahat bir ortam diyebilirim. Caddelerde, sokak performansları, davulcuları, ufak ve iç içe geçmiş müzik mekanları hakim. Temple Bar bölgesinde yalnız olsanız bile hiç sıkılmazsanız. Bu arada belirtelim ‘Temple’ İngilizcede ‘Tapınak’ anlamına geliyor. Son gece Dublin’de kaldığım otel, Temple Bar bölgesindeki Blooms adında bir hoteldi. İrlandalı yazar James Joyce’ın “Ulyses” romanındaki Stephane Bloomy karakterlerinden dolayı bu isim verilmiş. Ulysses aslında Homeros’un Odessa (Odysseus) eserinde kahramanın ismidir ve zaten Ulysses romanında da Homeros’un bu romanıyla birçok paralellik kuruluyor. Odessa destanı Truva’nın düşmesinden 10 yıl sonra Odessa’nın evine dönünceye kadar yaşadığı maceralarını anlatan epik bir destandır. Romanın asıl kahramanı bir bakıma Dublin kentidir. Her yıl 16 Haziran günü Dublin’de düzenlenen “Bloomsday” yani Bloom gününde, kitaptaki bölümlerde geçen yerlerin dolaşıldığı turlar düzenlenmektedir.

 

Christ Church Katedrali

Şehir merkezinde Liffey Nehri’nin güneyindeki iki büyük katedral var; St. Patrick’s Cathedral ve Christ Church Cathedral. Ortaçağ’dan kalma bu kiliselerden 1030 yılında yapılan Christ Church Cathedral, gotik ve romanesk mimari özellikleri taşıyor. Dublin’in ortasından geçen Liffey Nehri’nin kuzeyinde Wood Quay kıyısında bulunuyor. Dublin’in en büyük katedrali olmasa da burası halk arasında ve turistler arasında oldukça popüler. Hafta sonu katedral bahçesinde açılan tezgâhlardan alışveriş yapanları ve çimlere yayılanları görmek mümkün. Kilisenin girişinde turistleri uyaran yazıya dikkat: “Çevrede bulunan yankesici ve cepçilere dikkat !”

İrlanda’nın En Eski Üniversitesi Trinity College

Kolejin bulunduğu semt, Trinity College. Burada Old Library isimli tarihi bir kütüphanede eski kitapların, elyazmalarının yer aldığı Long Hall ve binanın girişindeki Book of Kells sergisi görmeye değer. Trinity College’a 1661 yılında muhafaza etmesi için emanet edilen ve 19. yüz yıldan bu yana halka açık olan “Book of Kells” 9.yüz yıldan kalma dini bir el yazmasıdır. 4 adet kitaptan oluşan (her biri ayrı bir hakikat içeriyor) Book of Kells’in iki cildi ve aynı zamanda başka el yazmaları da burada sergileniyor. Book of Kells’in sergilendiği bölümden çıkınca tavanlara kadar uzanan kitapları (200 binden fazla kitap barındırmakta) ve 14 adet mermer büst var. Trinity College, 16. yüz yılda açılan, İrlanda’nın en eski üniversitesi olmasının yanı sıra aynı zamanda ünlü İrlandalı yazarların neredeyse tamamına yakınını mezun eden okul.

 

Alışveriş Merkezi Grafton Street

Trinity College’i geçtikten sonra şık mağazaların bulunduğu Grafton Street’e varıyoruz. Bu cadde ve buraya açılan sokaklar hem alışveriş hem de yeme içme için ideal bir bölge. Liffley ırmağının güneyinde bulunan bu cadde Dublin şehir merkezindeki iki ana alışveriş caddesinden birisidir. Cadde 1980’lerden bu yana genellikle yayalara, müzisyenlere, şairlere ve mim sanatçılarına tahsis edilmiştir.

 

St Stephen’s Green Park

Biraz daha ilerleyince tarihi şahsiyetlerin heykelleriyle donanmış ismiyle müsemma St Stephens Green (Yeşil) Park’a ulaşıyoruz.

Dokuz hektar büyüklüğündeki bu alan, İrlanda’nın bilinen en iyi Victoria kamu parkıdır. Park alanı, kamuya 1880 yılında Rab Ardilaun tarafından yeniden açılmıştır. Park alanında büyük çevre ağaçları ve çalılar bulunur, bahar ve yaz aylarında muhteşem çiçekler Victoria düzenindeki parka bambaşka bir güzelliğe büründürür. Park alanında: 3.5 km uzunluğundaki yollar tüm kullanıcılar tarafından erişilebilir. Bu alanda gösterişli bahçeler, konserler için yapılmış bir platform, ördek havuzları ve bir çocuk bahçesi bulunuyor.

 

St. Patrick Katedrali

  1. yüz yılda inşa edilmiş St Patrick; İrlanda’nın en büyük katedrali. Gotik tarzda inşa edilmiş Katedralde resmî törenler de yapılıyor. Bu Katedrale ismini veren St. Patrick (Aziz Patrick); Ülkenin koruyucusu. Aslında aziz değil hatta İrlandalı bile değil. Rivayete göre zengin bir İngiliz ailenin çocuğu olan Patrick; on altı yaşındayken İrlandalı istilacılar tarafından kaçırılıp İrlanda’ya getirilmiş. Altı yıl esaret altında yaşadıktan sonra ülkesine kaçıyor ama rüyasında misyoner olarak tekrar İrlanda’ya gittiğini görüyor ve böylece rahip olmaya karar veriyor.

 

Dublinia Viking Müzesi

Dublinia; İrlandalıların tarihinde önemli bir rol oynayan Viking’ler ve İrlanda’da orta çağa ait yaşam biçimlerini, alışkanlıklarını gösteren balmumu heykellerin ve enstalasyonların bulunduğu üç katlı bir yarı müze. Müzenin çıkışındaki asma tünel ile Christchurch Katedrali’nin bahçesine geçilebiliyor.

 

Writers’ Museum

Writers’ Museum: İrlanda ve uluslararası edebiyata çok sayıda katkısı bulunan yazarları ve eserlerini tanıtmak için hazırlanmış bir galeri. İçeride İrlanda edebiyat tarihini anlatan bir oda ve ayrıca yazarları tek tek tanıtan ve onlardan kalan bazı ufak eşyaların sergilendiği bir oda daha bulunuyor.

 

 Kıtlık Anıtı-Famine Memorial

Liffey Nehrinin kıyısında açlıktan blr deri blr kemik hayvan ve insanların heykellerini göreceksiniz 19.yüzyılda İrlandalı göçmenlerin yaşadığı açlık günleri anısına dikilen bu anıt gerçekten yaşanılan kıtlığı ve açlığı simgeleyen bu heykellerin gerekçesi İrlanda’da da 1845 yılında başlayıp 1852 yılında son bulan Büyük Kıtlık (Patates Kıtlığı) diye anılan kitlesel açlık, hastalık ve göç döneminden kaynaklanır.

Kıtlık nedeniyle milyonlarca kişi Amerika, İngiltere, Kanada, Avustralya, Afrika, Güney Amerika ve Avrupa’ya göç etmiştir.

Yaklaşık bir milyon kişinin ölümü, hastalanması ve de göç etmesiyle sonuçlanan büyük kıtlığa halkın temel gıda maddesi olan patateslere bulaşan mantar sebep olmuştur.

 

Drogheda United Takımının Amblemanı Ay Yıldız ve Osmanlı Yardımı

Adadaki İngiliz ablukası sonucu yayılan kıtlık için dönemin Osmanlı Padişahı Abdülmecid 1847 yılında yardımda bulunmaya karar vermiştir. Padişahın İrlanda halkı için 5.000£ yardımda bulunmak istediği İngiliz hükûmetine bildirilmiş fakat bu yardım isteği Kraliçe Victoria’nın dahi kendi vatandaşlarına ancak 2.000£ yardımda bulunduğu gerekçesiyle geri çevrilmiştir. Yapılmak istenen yardımın 1.000£’e düşürülmesini rica eden İngilizlerin bu isteğini kabul eden padişah 4.000£ değerinde buğdayı da gemilerle İrlanda’ya göndermiştir.

İlk olarak Dublin Limanı’na yanaşan gemilerin yüklerinin buraya boşaltılmasına izin vermeyince gemiler daha kuzeyde bulunan Drogheda Limanı’na demirlemiştir. Kraliçe ve İngiliz hükûmeti bu yardımları nedeniyle padişaha 25 Mayıs 1847 tarihli bir mektupla yazılı olarak teşekkür etmiştir. İrlanda halkı da aynı şekilde padişaha teşekkür maksadıyla bir teşekkür mektubu yollamışlardır.

Drogheda kentinin ve Drogheda United’ın amblemlerinde bulunan ay-yıldızın bu yardımlar anısına koyulduğu iddia edilir.

 

Keltler ve Vikingler

Dublin’in tarihi geçmişi oldukça eskidir. Arkeolojik kazılar M.Ö 7500 yılında İrlanda topraklarında medeniyet belirtileri başladığını göstermektedir. MÖ. 700 civarında bu topraklara “Keltler” gelmiş, İrlanda’nın koruyucu azizi kabul edilen “St. Patrick” 432 yılında İrlanda topraklarına Hıristiyanlığı getirmiştir. 841 yılında “Vikingler” Dublin’de ilk limanı kurmuşlardır. Vikinglerin bir bölümü burada kalmış, yerli halkla evlenerek Hıristiyan olmuş, Avrupa ile ticaret yapmışlardır. 1014 yılında Kral “Brian Boru” Vikingleri yenmiş, böylece Vikinglerin etkisi ortadan kalkmıştır. 1169 yılında “Normanlar” Dublin’in güneyine gelmiş, 1170 yılında Dublin’i merkez yapmışlardır. Bu dönemde İngiltere Normanlar tarafından yönetildiğinden İrlanda’da da İngiliz kuralları uygulanmaya başlanmıştır. İngiltere’nin Norman kökenli kralı II. Henry İrlanda’yı ele geçirerek oğluna vermiş, öldükten sonra John hem İngiltere hem İrlanda kralı olmuştur. Normanlar da Vikingler gibi yerli halkla evlenerek onlarla kaynaşmışlardır.

İrlanda mutfağı

İrlanda mutfağının en başında Patates gelir. Esasen İrlanda yemekleri genel olarak tereyağ, et, deniz ürünleri ve patates üzerine kurulu. Bizde yemeğin yanında servis edilen pilav, makarna grubu neyse, burada patates o. Bu yüzden her yemekle beraber mutlaka en az bir çeşit patates servis ediliyor.

Özellikle işçi sınıfı arasında yaygın olan patates yemekleri arasında boxty adı verilen patates tava, lahana ve patates püresinden oluşan colcannon, kıyılmış kuzu veya dana eti ile patates püresi ve sebzelerden hazırlanan shepherd’s pie yer alır. İrlanda, denize kıyı şeridi olan bir ülke olmasına rağmen ülkede balık tüketimi et kadar yaygın değildir. Alabalık ve somon füme ile kabuklu deniz ürünlerinin tercih edildiği İrlanda’da kuzu ve koyun etinden yapılan bir tür güveç olan Irish stew çok meşhurdur. Günümüz İrlanda mutfağında özellikle Çin, Polonya, Litvanya ve batı Afrika gibi ülkelerden gelen göçmenlerin etkisiyle ortaya çıkan farklı mutfaklarda yaygındır. Son yıllarda artan fastfood tüketimi ile birlikte obezite ve kalp hastalıklarına karşı hükümet televizyon yayınları ile halkı bilinçlendirmeye teşvik etmektedir.

Irish Breakfast-İrlanda Kahvaltısı: Yumurta, beyaz ve siyah puding (içinde etin kanı da bulunan bir çeşit sosis), domuz pastırması, fırın patates, salçalı kuru fasulye ve mantar.

Colcannon: püre haline getirilen patateslerin lahana, kabak, taze soğan, sarımsak, krema, soğan ve biberin pişirilmesiyle oluşan yemek

Leek and Potato Soup: patatesli pırasalı çorba.

Shepherd’s Pie -Cottage Pie (Çoban Böreği )

 

İrlanda, düdüklü tencere gibidir mizahla o hava alınır

Paul Mcveigh’in  “düdüklü tencere gibidir, mizahla o hava alınır,” diye tarif ettiği parklarının tertemiz, güvenli, köpek kakalarının alındığı,sigar izmaritlerinin yere atılmadığı İrlanda’da son izlenimlerim de şöyle:

Havuz suyu bile içilebiliyor. Kadınlar ıssız ormanlarda rahatça yürüyüş yapabiliyor. Koyun, yonca, arp sembolleri her yerde var. Evlerin penceresinde demir parmaklık yok.

 

İrlanda ve Dublin’in anımsattıkları

💠 Birleşik krallık bayrağındaki  (union jack ) mavi üzerine çapraz haç İskoç, beyaz üzerine kırmızı haç İngiliz, beyaz üzerine kırmızı çapraz haç İrlanda’lıları temsil etmektedir.

💠 İrlanda’da 5 milyon Nüfusun  % 95’i katolik,% 5’i protestan’dır.

💠 Köklü bir edebiyat ve tiyatro geleneğinden gelen İrlandalıların dünya edebiyatında önemli bir yere sahip olan edebiyatlarında “Irish humor” İrlanda Mizahını görüyoruz.

💠 Ülkede bir hayli evsizler (Homeless) var.

💠 Kürtaj yasağı 2018 yılında bir referandum sonucunda kalktı.

💠 Avrupa’da saatlik 9,25 euro ile, saatlik ücretin en yüksek olduğu ikinci ülke.

💠 İrlanda’da çalışma vizesi olmadan çalışmak çok zor. Çalışma vizesini alabilmek için ya AB vatandaşı ya da AB vatandaşıyla evli olmanız lazım.

💠Unesco, BM ve Dünya Sağlık Örgütü’nün verileriyle oluşturulan en iyi ülke endeksine göre İrlanda üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye 59.sırada.

💠İngiltere ile bir türlü anlaşamayan, Futbol tutkunu, alkolü, Barda kavga etmeyi seven insanların çok olduğu bir ülke İrlanda.

💠ABD’deki İrlanda kökenliler, kuzey ve güney İrlanda nüfusunun toplamından fazladır.

💠İRA (Irish Republican Army -İrlanda Cumhuriyet Ordusu) Kuzey İrlanda’nın Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını savunan, 1969 yılında aynı adı taşıyan yapının parçalanmasıyla ortaya çıkan ayrılıkçı örgüt.

💠Pub kültürü çok gelişmiş ülke

💠80’li yıllarda sadece patates ile geçimini sağlamış

💠Türkiye ve Arnavutluk’la birlikte Avrupa’nın en fakir ülkesi iken, on yıl sonra Dünyanın en büyük şirketlerini ülkelerine çekip zengin olan bir ülke.

💠Birçok firmanın Avrupa operasyon merkezi Dublin’de bulunuyor.

💠 Eski İrlanda bayrağının sembolü Üç yapraklı yonca.

💠 İrlandalılar; Üç sayısının uğuruna ve üç yapraklı yoncanın sihirli gücü olduğuna inanırlarmış Efsaneye göre yoncalar fırtına çıkacağını yapraklarını dikleştirerek haber veriyormuş ve ayrıca yonca olan yerde yılan bulunmazmış.

💠Soğuk iklimi ve geçmişteki buz çağından ötürü İrlanda’da yılan bulamazsınız.

💠Bira tüketiminde dünya ikincisi İrlanda Cumhuriyeti. Guinness rekorlar kitabına da adını veren bir Guinness birası, istediğinizde, garson bardağın dörtte üçünü doldurur ve biranın çökmesini bekler. Daha sonra tepesine kadar köpük doldurur. İçmeden önce durgun ve koyu siyah renkte olmalıdır.

💠İrlanda deyince Celtic müziği,Kızıl renk ve İrlanda seteri(Köpek) aklımıza geliyor.

💠 İrlanda; denizaltının icat edildiği ülke

💠 Cadılar bayramı,  İrlanda’nın “samhain” isimli festivalinden türetilmiş bir festival.

💠 Dublin’de her gün 10 milyon bardak guinness üretiliyormuş.

💠 Washington Beyaz Saray’ın yaratıcısı bir İrlandalı.

💠 İrlandalılar; çayı en çok tüketen 3. milletmiş

💠Claddagh yüzüğü de dostluk ve sevgi sembolü geleneksel bir İrlandalı yüzüğü, eski dönemlerde Claddagh isimli bir balıkçı köyüne kadar dayanıyor.

💠 Arp; İrlandalıların eskilerden beri sihirli güçleri olduğuna inandıkları bir müzik aleti, paraların üzerinde bile Arp resmi bulunuyormuş.

💠İrlanda’nın şu andaki bayrağının renkleri ise turuncu, beyaz ve yeşil. Yeşil İrlanda halkını, beyaz barışı, portakal rengi ise Orange’lı William’ın İngiliz destekçilerini temsil ediyor.

💠 İrlanda finans kuruluşları tüm dünyadaki uçakların %22’sinin Leasing yapılmış uçakların ise %40’nin sahibidir.

💠Samuel Beckett,”Absürt Tiyatro” akımının en önemli yazarlarından sayılan Beckett’in en bilinen eseri Godot’yu Beklerken’dir.

💠Oscar Wilde, oyun yazarı, romancı Dorian Gray’in Portresi, A Woman of No Importance (Önemsiz Bir Kadın), An Ideal Husband (İdeal Bir Koca) ve The Importance of Being Earnest (Ciddi Olmanın Önemi) adlı oyunları vardır

💠Maeve Binchi: gazeteci, öykü yazarı ve romancı.İrlanda feminist hareketinin ilk kadın editörü olan Binchi;”Evening Class” (İtalyanca Aşk Başkadır) adlı romanıyla uluslararası şöhret olmuştur.

💠James Joyce’un getirdiği anlatım yenilikleri ile 20. yüzyıl edebiyatını derinden etkilemiştir.

💠İki resmi dil var: Galic (İrlanda Keltçesi) ve İngilizce. Tüm tabelalarda önce İrlandaca, sonra İngilizce yazıyor. İki dil birbirine hiç mi hiç benzemiyor.

💠Irlanda’da Katolik-Protestan çatışması 1532 yılında İngiltere kralı VIII. Henry’nin Protestanlığı kabul etmesiyle başlamıştır.

💠İngilizler, Galliler ve İskoçlar birer birer Protestan olmalarına rağmen İrlandalıların çoğu Katolik kilisesine bağlı kaldılar. Bu durum günümüze kadar devam etmekte ve Kuzey İrlanda’daki mezhep kavgasının temelini oluşturmaktadır.

💠 Kişi başına düşen milli gelir 72 bin dolar

💠 İngilizce öğrenmek için seçilebilecek en iyi ülkelerden birisi.

💠 İrlanda’da soy isimler genelde mc’le başlar. En meşhur soy ismi mc carthy’dir.

💠 Au Pair(anne yardımcılığı diye tercüme edeceğimiz uluslararası kültürel değişim programında gençlerin farklı ülkelerdeki bir aile yanında kalarak, o ülkenin dilini ve kültürünü öğrenme) öğrencilerin kira ücreti vermeden hatta üstüne az biraz para kazanarak yaşayabileceği bir ülke.

💠 Sıradan bir İrlanda öğününde somon, patates, yumurta ve muzu bir arada servis edilir.

💠 İrlanda’lıların ilginç isimleri var: Keon(John)-Seamus (James). Popüler erkek adları: Jack, James, Daniel, Conor ve Sean, Kız isimleri: Emily, Emma, Amelia, Grace and Sophie.

💠 İrlanda’nın batısındaki Achill Adası’nda bulunan Dooagh kumsalı sular altında kaldıktan 30 yıl sonra mucizevi bir şekilde yeniden ortaya çıkmıştır.

💠 İrlanda toplu taşımaya 2002 yılında geçmiş ülkedir. cuma ve cumartesi geceleri saat 22.00 dan sonra başkent Dublin’de neredeyse hiç hususi araç göremezsiniz.

💠 Harry Potter’in çekildiği yerlerden biri olan Galway cliff of Moher.

💠 İrlanda edebiyat ayaklanmasını başlatan yazarlar; özgürlüğü ve milliyetçiliği benimseyen oyunlar yazmıştır.

💠 Avrupa’nın ilk “Gay” başbakanı Leo Varadkar, İrlanda’lı.

💠 İrlanda’da “french fries’ yerine ‘chips’, ‘gas’ yerine ‘petrol’, ‘movie’ yerine ‘film’ deniliyor.

💠 Dublin’deki 82.300 kişi kapasiteli Croke park stadyumu Avrupa’nın en büyük 4. stadyumudur.

💠 İrlanda’da dine tanrıya hakaret suç değil

💠 İrlandalı rock grubu U2’nin solisti ve şarkı sözü yazarı Bono

💠 İrlanda; tecavüze uğrayan bir kadının dantelli iç çamaşırı giydiği için rızası var olarak nitelendirildiği ve jürinin tecavüzcüyü beraat ettirdiği bir ülke

💠 İrlanda; 2. dünya Savaşı’nda tarafsız ülkelerden birisiydi.

💠 400 bin Euro’luk gayrimenkul satın aldığınızda oturma izni alabiliyorsunuz.

💠 Normandiya ve İngiliz işgalini hatırlatan Kaleleri meşhurdur.

💠 İrlandalı sinema oyuncusu Liam Neeson’ın “Schindler’in Listesi” filmindeki Oscar Schindler rolüdür.

💠 İrlanda’da kiralık ev bulmak zordur, hele çocuğunuz varsa çok zordur, hele bir de evcil hayvan besliyorsanız imkansıza yakındır.

💠 İrlanda’da sağlık sistemi kötüdür, doktor yüzü görmek bayağı zordur; bazen 3 ay, bazen 6 ay, hatta bazen 2 yıl randevu için beklemeniz gerekebilir.

💠 Dublin’de akşam 6’dan sonra çoğu Avrupa ülkesi gibi neredeyse bütün mağazalar kapanır. Gece klüpleri ise gece 2’de kapanıyor.

💠 Cafelerde, barlarda, okulda hatta otobüste bile wifi var.

💠 İrlanda’da elektrik prizleri 3lü şeklinde olduğundan geldiğinizde herhangi bir marketten “adapter” diyerek dönüştürücü alabilirsiniz.

💠 “İrish”aksanını anlamak kolay değildir. Hele güney İrlanda’da çok hızlı konuşulur.

💠 İrlanda’da ehliyet almak kolay değildir.

💠 İrlanda; dünyada en çok turuncu saçlı insan bulunduran ülke.

💠 Çoğu teknoloji şirketinin Avrupa merkez ofisi İrlanda’da.

💠 İrlanda’nın “guinness”,”murphy’s”, “beamish “ gibi biraları ve irish coffee’si (Kahve, viski ve şekerin karıştırılıp üzerine krema dökülmesi ile hazırlanan kokteyl) meşhurdur.

💠 İrlanda’da özel ekipler dışında polislerin silah taşıması yasaktır.

💠 İrlanda’da cumhurbaşkanları para çekmek için ATM sırasında bekler

💠 İrlanda; 4 milyon nüfusa sahip olmasına rağmen ülkemizdeki kütüphane sayısından daha fazla kütüphaneye sahiptir…

💠 Gal dilinde Dublin’in ismi baile atha cliath

💠 Cork şehri yakınlarındaki Blarney kalesi

💠 İrlanda’lı grup Cranberries’in solisti, bestecisi, söz yazarı, gitaristi dolores Dolores O’riordan

💠 Kristof Kolomb’ un  mola verip, içinde dua ettiği 1320 yapımı St.Nicholas Kilisesinin de bulunduğu Atlantik Okyanusu kıyısındaki şık bir işehir var: Galway.

💠 İrlanda; Eurovision’u en fazla kazanan ülke olması. Kazandığı yıllar: 1970, 1980, 1987, 1992, 1993, 1994 ve 1996. ayrıca Eurovision’u birden fazla kazanan tek kişi olan Johnny Logan’ın Burçin Orhon’dan bir kızı var ama Şarkıcı kızını kabul etmemiştir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.