SON DAKİKA

İki kişilik oyunları “Beyaz” ı anlatıyorlar…

Bu haber 19 Şubat 2018 - 13:39 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Derya Alabora ve Deniz Çakır, iki kişilik oyunları “Beyaz”ı geçen hafta sahnelemeye başladı. İkiliyle ilk oyundan 3 saat önce sahnede buluştuk. Açık söyleyeyim; ben onlardan daha heyecanlıydım. Kadın meselesinden komedi filmlerine, tiyatrodan taciz tartışmalarına; içinde Oktay Kaynarca, Uğur Yücel ve Aybüke Pusat’ın isimlerinin de geçtiği hararetli bir söyleşi yaptık. Kimi zaman tartıştık, kimi zaman eğlendik. Ortaya ‘derya deniz’ bir muhabbet çıktı…

 

Birazdan ilk oyununuza çıkacaksınız. Nasıl heyecan durumları?

– Derya Alabora: Bu mesleğin en tatlı tarafı, heyecanlanmak.

 

Nasıl bir araya geldiniz?

– Derya Alabora: Beni Özen Yula aradı. “Deryacığım bir oyun var, metnini yollayayım, bir bak” dedi. Ben de “Cici Babam” filminin setinde ayağımı kırmıştım. Özen’e “Ayağımı kırdım ama sen yine de bir yolla, bakayım metne” dedim. Reddetmeyi düşünürken, metni görür görmez “Olur” dedim. Böyle metinlere hastayım çünkü.

 

Deniz var mıydı projede o sırada?

– Derya Alabora: Herkesten önce o vardı.

 

Öyle mi…

– Deniz Çakır: Bizim Hande (Canar) ve Gizem (Ertürk) yeni bir tiyatro kurdular. Adı Ezop Sahne. Onlara destek olmak istiyordum. Bana metin gönderiyorlardı. Yazın tek başıma Marmaris’teydim. Birçok metin aldım. Bunu okudum bir gece, çok beğendim ve hemen Gizem’i aradım. Sonra yönetmeni kim olur, abla rolünü kim oynar diye konuşmaya başladık. Derken Özen ve Derya aynı anda oldu.

 

Derya, Deniz’in ismini ilk duyduğunda ne tepki verdin?

– Derya Alabora: Çok tepki gösterdim önce! (Gülüyor)

– Deniz Çakır: Bak Cengiz magazin programı sunuyor, öyle yazar valla…

– Derya Alabora: Onun için söylüyorum zaten Deniz. Öyle yazsın diye. Gerçekleri anlatıyorum. Biz Deniz’le ara ara bir yerlerde karşılaşır, “Bir şeyler yapsak” diye konuşurduk. Böyle olunca benim de hoşuma gitti Deniz’le çalışmak.

 

 

 

Daha önce hiç birlikte çalışmamış mıydınız?

– Derya Alabora: Yok… Deniz’in önemli bir özelliği var. Uzun yıllardır televizyon ve tiyatroyu birlikte götürüyor. Bir de Deniz çok disiplinli. İki kişilik oyunda partneriniz çok sıkıntı çıkarabilir.O yüzden burada Deniz’in olması benim için önemli.

 

Deniz, daha önce iki kişilik ya da tek kişilik bir oyunda oynamış mıydın?

– Deniz Çakır: İki kişilik ya da tek kişilik değil ama ben mezun olduğum günden beri hep tiyatro yaptım.Geçen yıl “Bütün Kadınların Kafası Karışıktır” vardı. Ondan önceki yıl da “Cam”. Tiyatro hayatımda hep vardı yani. Ama iki kişilik oyun daha farklı bir disiplinmiş. Çünkü sadece iki kişide sorumluluk. Partnerinle iyi anlaşman çok önemli.

 

Ne kadar süredir prova yapıyorsunuz?

– Derya Alabora: İki aydır.

 

Ya kan uyuşmazlığı olsaydı aranızda?

– Deniz Çakır: Derya olay çıkaracaktı tabii ki! (Gülüyor)

– Derya Alabora: Paralayacaktım onu! (Gülüyor) Dışarıdan öyle gözükmeyen bir insan olsam da çok uyumluyumdur.

 

Hiç öyle demiyorlar sizin için… Huysuz ve biraz kavgacıymışsınız…

– Derya Alabora: Huysuz ve tatlı kadın.

– Deniz Çakır: Öyle mi diyorlar gerçekten? Hiç öyle birisi değil halbuki.

– Derya Alabora: Hiç öyle değilimdir. Bu, oynadığım rollerden kaynaklanan bir algı. Gerektiği zaman çok güzel bağırırım, o ayrı. Ama vardır ya böyle arıza çıkaran, kapris yapan tipler, benim hiç öyle huylarım yoktur. Tam tersi son derece uyumluyumdur. Ben Deniz’den biraz korkuyordum açıkçası, baktım ki o da çok uyumlu biriymiş.

 

Nasıl iş disiplini Deniz’in?

– Derya Alabora: Benden beter canım.

– Deniz Çakır: Ben bir Oğlak burcuyum. Fazla mükemmeliyetçiyim. İnşallah yaş aldıkça, tecrübe kazandıkça azalır bu. Mükemmeliyetçilik kendini rahatsız eden bir şey çünkü…

 

TİYATRODAN ALDIĞIM HAZ DİZİYLE KIYASLANAMAZ

 

Dizilerden iyi para kazanmanıza rağmen tiyatroya da zaman ayırıyorsunuz. Bu işin sizi memnun eden bir ekonomisi var mı?

– Deniz Çakır: Derya nasıl bakıyor bilmiyorum ama ben oyunculuğu dizi ve tiyatro diye ayırmıyorum. Ben dizilerde de bu yaşımda seçebilme hakkına sahibim. İstediğim projeyi seçiyorum. Bu işi ben üstüne para verip de yapabilirim. Keyif aldığım bir iş çünkü.

 

“Para vermiyoruz sana, gel oyna” deseler oynar mısın yani?

– Deniz Çakır: Çok sevdiğim bir şeyse oynarım.

– Derya Alabora: Neden bu kadar şaşırdın? Ben yıllarca beş kuruş almadan tiyatro yaptım.

 

Evet, eskiden iki kalas bir hevesti ama Deniz’lerin kuşağı böyle değil ki…

– Derya Alabora: Ama işte onu dedim ya başında sana, Deniz her sene tiyatro yapıyor. Başka türlü zaten olmaz.

– Deniz Çakır: En fazla parayı diziden kazansam bile diziyle kıyaslayabileceğim bir şey değil tiyatrodan aldığım haz. Dizide aynı karakteri oynuyorsun. Yine de kendini geliştirmeye çalışıyorsun. Yeni bir şeyler yaparak makineyi biraz yağlamamız gerekiyor. Burası atölye gibi. Ben o taraftan da çok fazla beslenip bu tarafa veriyorum.

 

SEYİRCİ BİRAZ TEMBEL

 

Oyun çıkarma süreci sıkıntılıdır ya, siz hiç kavga ettiniz mi?

– Derya Alabora: Hiç etmedik gerçekten. Tek üzüldüğümüz nokta o.

– Deniz Çakır: Evet ya… Şöyle tatlı bir kavgamız olmadı. Ben Derya’dan bekledim, özellikle o başlatsın istedim büyük diye.

 

“Beyaz” ne anlatıyor?

– Derya Alabora: Bir annenin ölüm sürecinde, iki kız kardeşin uzun zamandan sonra bir araya gelip hem kendi aralarında hesaplaşmalarını hem de kendilerini tanımaya başlamalarını anlatıyor. İlk başta çatışmalı başlayan ilişkileri, sonra sevgiye ve sığınmaya dönüşüyor.

 

Son yıllarda bir gelişme görüyor musunuz tiyatroda?

– Derya Alabora: Kesinlikle. Küçük tiyatrolar almış başını gidiyor. Harika şeyler yapıyorlar. Birçok arkadaşımız, dizilerden kazandıkları parayı tiyatroya yatırdı.

 

“Tiyatro öldü” tartışmaları yapılıyordu bir ara.

– Derya Alabora: Şu anda öyle değil. Tiyatro ve sinemaya acayip akın var.

– Deniz Çakır: Ama seyirci biraz tembel, onları tiyatroya çekmek gerekiyor.

 

TACiZiN AZI ÇOĞU OLMAZ

 

Hollywood’daki taciz meselesine ne diyorsunuz iki kadın oyuncu olarak?

– Derya Alabora: Korkunç!

 

Catherine Deneuve, “Abarttınız, cinsel özgürlüğü öldürecek noktaya getirdiniz meseleyi’’ diyerek yeni bir tartışma yarattı ama…

– Derya Alabora: Ben hiç abartıldığını düşünmüyorum. Sadece “taciz” kelimesi bana yetmiyor. Bildiğin şiddet bu. Azı çoğu olmaz… Kadına şiddet dünyanın neresinde yapılırsa yapılsın korkunç bir şey. İnsanlar şimdi yavaş yavaş söyleyebiliyorlar yaşadıklarını.

 

Peki bu sektörde daha mı yoğun taciz olayları?

– Deniz Çakır: Tam tersi bence, burada daha göz önünde yaşanıyor her şey. İnsanlar bir şeyleri söylemekte daha cesur davranabiliyor. Asıl kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor… Daha mütevazı hayatlar içinde çok daha fazla var bu olaylar. Çünkü konuşamıyorlar.

 

Yolun başındaki bir oyuncu, uğradığı cinsel istismar veya taciz sonucu istediği rolü alıyor diyelim ve sesini çıkarmıyor. O zaman buna izin vermiş olmuyor mu?

– Deniz Çakır: E vermesin o zaman.

 

Ama verdi mesela ve kariyer yaptı. Aradan 20 yıl geçiyor ve o kişi kalkıp “Benim kariyerimin başında şu kişi beni taciz etti” diyor.

Hollywood’da tartışılan asıl mesele bu…

– Derya Alabora: O tacizi değiştirmiyor ki… Taciz uyguladıysa uygulamıştır. Birinin rızasıyla olan şeye taciz denmez zaten. Birinin rızasıyla olmayan şeye taciz denir. Benim rızam yokken gelip benim üstüme çullanıyorsan, bu tacizdir. “Gel sevişelim” dediğin kişi için sonra “Beni taciz etti” dersen, o üçkağıda girer. Aynı şey değil ikisi. Orada bir kavram kargaşası var.

“BEYAZ” NE ZAMAN NEREDE SAHNELENECEK

 

19 Şubat: Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

26 Şubat: Caddebostan Kültür Merkezi

27 Şubat: Mecidiyeköy Artı Sahne

 

Hikmet Aydoğan

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.