SON DAKİKA

CAPE TOWN  -1-

Bu haber 26 Kasım 2017 - 1:44 'de eklendi ve 288 views kez görüntülendi.

Ocak ayında Güney Afrika’da Yaz Mevsimi yaşanırken Safari Boulders Plajında Penguenlerle birlikte yüzmek,Kruger Parkında vahşi doğayla tanışmak ve Masa Dağının eşsiz manzarasını fotoğraf karelerinde yaşatmak için Capetown’a gitmeye karar verdim.Kıtanın güney batı ucunda yer alan yaklaşık dört milyon nüfusa sahip Cape Town, aynı zamanda Afrika’nın en önemli turistik şehirlerinden biri.

Cape Town, Afrika ruhu ile Batı modernizminin en güzel şekilde harmanlandığı bir şehir.

İstanbul iki Kıtayı bileştiren şehir ise, Cape Town da iki Okyanusu birleştiren kent.Ne ararsan var Cape Town’da:

💠İki Okyanusun birbirine kafa tutarcasına birleştiği Ümit Burnu,

💠Fransız rivyerasını ,Côte d’Azure’i,

💠Miami Beach’lerini kıskandıracak plajlar,

💠 “Şarap” tutkunlarına hitap edecek üzüm bağları…

HOP ON-HOP OFF ile TABLE MOUNTAIN  GEZİSİ

Dünyanın her yerinde karşılaştığımız Sightseeing (Gezi) otobüsleri burada da mevcut. Katılabileceğiniz iki ayrı Hop on-Hop off otobüs var.Yani indi bindi yapabileceğiniz turistik otobüsler.Bir biletle (Dünyanın çoğu yerinde bu bileti ibraz ettiğinizde % 10 indirim de alıyorsunuz) güzergâh üzerinde belirtilmiş durakta iniliyor, yeterince gezdikten sonra bir sonraki otobüse binebiliyorsunuz.

Bu Hop on-Hop off’un birincisi Mavi tur (Mini Peninsula) yani uzun olanı, şehrin çevresinde tam bir tur atıyor. Diğeri kırmızı renkli şehir turu ise şehir içinde ve Masa Dağı’nın eteklerinde gezdiriyor. Otobüsler ortalama 20 dakikada bir geçiyor.

Üç km uzunluğundaki düz yüzeyi ile masayı andıran Table Mountain zengin bir bitki örtüsüne sahip. 1086 metre yükseklikteki bu Dağın   üzerinde sürekli bir bulut demir atmış gibi durur.Muhtemelen Okyanus’dan gelen sıcak havanın Dağın zirvesinde yoğunlaşmasından oluşuyor.Dağ, şehirle o kadar iç içe ki sanki uzansanız ona dokunabileceğinizi hissediyorsunuz.Burada bineceğiniz  Teleferik kabinleri sayesinde bu kısa seyahat süresince Cape Town ve çevresinin muhteşem manzarasına şahit olacaksınız.Şehirden baktığımızda çoğu zaman sisle kaplı olduğunu görüyoruz, sis olmadığı zaman teleferikle de çıkılıyor.

GOOD HOPE-ÜMİT BURNU

Afrika’nın Avrupa kıtasına en uzak noktasında bulunan  1488’de Portekizli kaşif Bartholomeu Dias tarafından keşfedilen bu şirin kent, adını eski denizciler için çok önemli bir geçiş noktası olan dünyaca ünlü Ümit Burnu’ndan alır. Cape Town; ılıman iklimi, kültürel zenginliği, farklı tarzdaki mimari geleneklerin kendine has sentezi ile oluşturduğu sıradışı mimari dokusu ve UNESCO tarafından Dünya Kültür Varlıkları Listesi’ne alınmış Robben Adası gibi değerlere sahip olması nedeni ile turistik açıdan Afrika’nın güneyinde en çok ziyaret edilen yerlerden biri olmuştur.

Şehirden çıkıp güneye doğru yöneldiğimizde kıtanın alt ucunun doğal yaşamı ile karşı karşıya geliriz. Ümit Burnu’na doğru yolculuğumuz sırasında karşılaşacağımız Penguenler, Deve kuşları ve iri bir maymun türü olan Babün sürüleri bizleri şaşırtmaya devam ediyor.

“Ümit Burnu” diğer adıyla “Cape Point” görülmesi gereken yerlerden bir diğeri.Burada dağa ister patikadan yürüyerek  ya da teleferikle çıkabiliyorsunuz. Yukarıda çıktığınızda Atlantik Okyanusu ile Hint Okyanusu’nun birleştiği yerde denizin birbirinden renk farklılığını görebiliyorsunuz.1860 da yapılmış olan Deniz Fenerinden panoramik manzaralar muhteşem,

Denize doğru uzanan kayalık bir burun olan Ümit Burnu, denizden yaklaşık 245 m. yüksekliktedir. Hint ve Atlas Okyanuslarının birleşme noktası olan Ümit Burnu’nu görmeye gelenler giderken burada bulunduklarını isbatlayan bir sertifika da alıyorlar.Tıpkı Portekiz’de Atlas Okyanusu’nun kıyısında Kara’nın   bittiği yer olan Capo da Roca’da olduğu gibi.

ALFRED RIHTIMI

Masa Dağı’na yaslanmış Afrika kıtasının en uzak ucu Cape Town’da bu Dağın en güzel göründüğü noktalardan biri de Waterfront ,Alfred Rıhtımı ve Victoria.Rıhtım, şehrin limanı ile iç içe, kafe ve restoranlarla dolu, büyük bir alışveriş ve eğlence alanı. Malezya’dan Etiyopya mutfağına kadar değişik Afrika ülke mutfaklarının yemeklerini tadabileceğiniz sayısız alternatif dolu bir yer. Burada dolaşırken rıhtıma çıkmış ve güneşin altında miskinlik yapan Deniz aslanlarını( Karada hareket eden bir çeşit Fok ) fotoğraflamak, canlı etnik müzik performanslarını izlemek keyif verici bir duygu.Burada insan bir taraftan Batı standartlarında bir şehir havasını teneffüs ederken diğer taraftan derinlerdeki Afrika ruhunu içinde hissediyor.

ÖZEL İZİNLE GİRİLEN SEMT :6.DİSTRİCT  – 6.BÖLGE

“6.Bölge ”, Cape Town’ın etnik mozaiği içerisinde Malay kültürünü beraberinde getiren Malezyalıların  Waterfront ile Masa Dağı arasında yerleştikleri özel bir bölge. Bu bölgede yapacağımız kısa bir yürüyüş turu bile bize farklı mimari sentezi gözlemleme imkanı veriyor. District Six (Altıncı Bölge) ise 1970’lerde binlerce siyah ve melezlerin yaşadıkları yerden zorla sürülmesi ve evlerinin buldozerler ile yıkıldığı yer. Apartheid rejim bu talihsiz insanlara şiddet uygulayıp “Paso” ile kendi belirtiği yerlerde kalmalarına izin vermiş. Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela’nın başkan olmasının ardından 2003’de geri dönüşler başlamış. Evler tekrar yapılarak eski sahiplerine iade edilmiş. 6. Bölge Müzesi;bu kilisede o günlerin acılarını yansıtan eşya ve belgeleri içinde barındırıyor.Bölgenin ismi daha sonra Peter Jackson’un yönetmenliğini yaptığı District 9 (Dokuzuncu bölge) filmine de isim kaynağı olmuştur:

ROBBEN ADASI

Robben adası, İkinci Dünya savaşı sonrası siyasi suçluların tutulduğu hapishane görevi görmüş.Güney Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela’nın ömrünün büyük bir bölümünü Cape Town’a yarım saatte motorla gidilebilen 10 kilometre uzaklıktaki bu Ada’da geçirmiştir.      Adaya vardığımızda bir otobüse biniyor, Adayı önce rehber eşliğinde otobüsle geziyoruz, ardından hapishanenin içine giriyoruz. Burada ise eski siyasi tutuklular rehberlik yapıyor ve zamanında hapishanedeki korkunç koşulları anlatıyor. Adada gezerken Afrika Penguenlerini de görmek mümkün. Bulunduğumuz bölge Atlantik Okyanusuyla Hint Okyanusu’nun birleştiği nokta olduğu için deniz suyu çok soğuk.

Pekcan Türkeş
Pekcan Türkeşpekcan@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.