SON DAKİKA

Antalya Film Festivali

Bu haber 30 Kasım 2017 - 11:16 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Antalya Film Festivali Menderes Türel’in siyasi hayatını bitirir mi?
Ülkücüden komüniste, mütedeyyinden ateiste, avangarddan gelenekçiye, kapitalistten idealiste Türk Sineması nasıl oldu da, Antalya BB Başkanı Menderes Türel’in kararına tek ses, tek yürek halinde tepki verdi?
Tartışmalı film festivali biter bitmez, Antalya’da Menderes Türel’in istifası tartışılmaya başladı. İstifası istenen belediye başkanları listesinde kendi isminin de olduğu iddialarına karşı Türel “iması yeter” demiş. Gazetecilikten gelen milletvekili Barış Yarkadaş ise, bu açıklamayı “tatlı tatlı bitirelim mesajı” olarak değerlendirmiş.

Biz olayın bu noktaya geleceğini önceden haber verdik mi? Verdik!

Ne demiştik?

“Ülkücüden komüniste, mütedeyyinden ateiste, avangarddan gelenekçiye, kapitalistten idealiste Türk Sineması nasıl oldu da, Antalya BB Başkanı Menderes Türel’in kararına tek ses, tek yürek halinde tepki verdi?

Bence, bu soru ve cevabı Sayın Türel’in kararını gözden geçirip geçirmeyeceği sorusu ve cevabından daha anlamlıdır. Çünkü, Sayın Türel’in bu aşamadan sonra hatasını anlayıp, kararından dönmesinin sinema sektörü adına bir anlamı kalmamıştır. Türk Sineması ile Menderes Türel arasında derin ve aşılması bence neredeyse imkânsız bir güven bunalımı oluşmuştur. İlk yerel seçimde bunu kendisi de anlayacaktır.” (Sinema Tek Ses, Tek Yürek Direniyor, ABC Gazetesi, 7 Eylül 2017)

Dedik mi? Dedik!

Dayanışmanın canı cehenneme, yaşasın bencillik!
Bu cümleleri kurarken, güvendiğimiz nokta, Türkiye’nin yönünü Cumhuriyet’in belirlediği “fabrika ayarları”na dönmesiydi. Ama, bu noktayı anlayamayan bir de “bir kısım” solcular vardı. Dayanışmadan, hak ve adaletten söz edildiğinde iri cümleler kuran bu “arkadaşlar”, sinema sektöründeki biri hariç bütün meslek birliklerinin ortak aldığı katılmama kararına rağmen, Antalya’ya gittiler. Hem de, koşarak!

Bu arkadaşların üyesi olduğu bir meslek birliği var mıdır? Vardır. Peki, yapımcılar, yönetmenler ve senaristler şimdi bu duruma bir açıklama getirecekler midir? Bence, sinema sektörünün büyük ölçüde uyduğu kararı dikkate almayan ve Antalya’da ödüllendirilen “solcu” arkadaşlarımız hizmetler.site kimseyi ikna edemeyecekleri büyük bir vebalin altına girmişlerdir. Ben, bundan böyle bu arkadaşlarla su içmeye bile gitmem, örneğin!

90’lı yıllarda Kral TV’nin müzik kliplerinin yayını için para talep etmesini protesto eden yapımcılar televizyon kanalına kendi klipleri için yayın yasağı getirme kararı almışlardı. Bunu ilk kim bozdu, dersiniz? Müzik yapımcılarının derneğinin başkanı olan şahıs! Sağ partilerin her tonunda milletvekili olmak için çabalamış ama başaramamış bu şahıs, kararın alınmasından sonra, koşa koşa Cem Uzan’a gitmiş ve kendi sanatçılarının kliplerini daha uzun süreler ve daha ucuza yayınlatacağı bir anlaşma yapmıştı! 30 yıl sonra sinemanın “solcu”ları da aynı noktaya gelmiş, demek ki! Kim demiş, Türkiye’de iyi şeyler olmuyor, diye?!

Belediyenin avanta kaşığındaki fırtına!
Ama, isterseniz, önce “kaşıktaki fırtına”nın çerçevesini çizelim. Hani, Menderes Türel büyük ödül miktarından söz ediyor ya, onu da bilelim, diyorum. Antalya Film Forum’da kısa filmler (Kısa Film Work in Progress) 5.000 TL, Yapımcısını Arayan Projeler Senaryo Geliştirme ve Projelendirme 50.000 TL, Sümer Tilmaç Antalya Film Destek Fonu 100.000 TL, projelerin uluslararası sunumları (pitching) için uzun metraj kurmaca ve belgeseller için 30.000 TL, Work in Progress ödülü ise 100.000 TL. Anlaşılacağı üzere 5 ile 100 bin arasında ödüller var. Yönetmelikte belirtilmediği halde, “mansiyon” sınıflanması ile verilen ödüllerin miktarı hakkında bir bilgim yok. Mantıken, mansiyon ödülleri büyük ödülden daha küçük miktarlar olur.

Kaşıktaki fırtınanın miktarını öğrendiğimize göre, bu fırtınaya kendilerini atan sinemacılarımızı da öğrenmek hakkımızdır, diye düşünüyorum.

Festival yönetiminin dağıttığı bültendeki sıralamayı takip edelim:

Erdem Tepegöz’ün ‘Zerre’ filminde yönetmen asistanı olarak bildiğimiz Murat Çetinkaya’nın ‘Sonsuz’ adlı kısa film projesine “MOJO FX Post Prodüksiyon Ödülü” verilmiş. Çetinkaya’nın yapımcısı ise, daha önce çektiği ‘Asker’ adlı kısa filmini Altyazı dergisinde tanıtan Dilek Aydın. Aydın, ‘Asker’ filmi hakkında şunları yazmıştı: “Kısa zamanda anlıyoruz ki… Onu bu küçük kutuda tetikte tutan, yalnızlığa hapseden, başkalarından/dış dünyadan korunma takıntısıdır. Asker dışarıdan korkar. Tıpkı Platon’un mağara alegorisindeki zincirlenmiş insanlar gibi gerçek dünyadan kopmuş, manipüle edilmiş bir mikro dünyaya hapsolmuştur. Hücresinin dışındaki dünyaya bakmaya çalıştığında güneş gözlerini yakar. Asker kendi küçük hücresinden çıkamaz.”

Video-Art çalışmaları yapan Umut Subaşı “Sana İnanmıyorum Ama Yer Çekimi Var” kısa filmine Karga7 Post Prodüksiyon ve Renklendirme Ödülü verildi. Semih Gülen’in projesi ‘Hit Me Baby’ ise yönetmenliğe göre 5.000 TL ile ödüllendirilecek.

“Yapımcısını arayan projeler” bölümünde ise, kendisini Yeni Sinema Hareketi içerisinde tanımlayan Murat Eroğlu’nun ‘Beyaz Ekmek’ filmine RTNT Yapım Danışmanlığı Ödülü, Zeliha Doğan ve Kobani fotoğrafları ile bilinen Simru Hazal Civan’ın ‘Vefa’ filmi mansiyon ödülüne, Temmuz ayında Türkiye-Ermenistan Sinema Platformu tarafından destekleme listesine alındığı açıklanan ‘The Life of Madam X’ bu kez sadece ‘MadamX’ olarak ve tek yönetmen olarak da Elsa Ginoux gösterilerek, sadece senaristinin Adem’in trenleri’nden tanıdığımız İsmail Doruk olduğunu bildiğimiz ’60 Gün’ platform ödüllerine layık görüldüler.

Film Destek Fonu ödülü ‘Av’ filmi ile Emre Akay’a, Belgesel Pitching Platformu ödülü ‘İz’ (Reç) ve ‘Siyah Karga’ filmlerinin yönetmeni Tayfun Aydın’ın ’12 Yıl Sonra’, Altyazı, Öteki Sinema, Beyazperde’de yazılarıyla tanıdığımız sinema yazarı Serdar Kökçüoğlu’nun ‘Mimaroğlu’ projeleri ödüllendirildi.

Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘Babamın Kanatları’ ile Yılmaz Güney Ödülü alan Kıvanç Sezer, yapımcısı Soner Alper’le birlikte ‘Küçük Şeyler’ adlı projelerine Villa Kult Kültürel Rezidans Ödülü, yapım koordinatörü olarak tanınan Cemre Özay’ın ‘Af’ projesine ise, TRT Proje Geliştirme Ödülü verildi.

Nisan Dağ’ın ‘Bir Nefes Daha’ ve Halit Eke’nin ‘Mülksüzler’ filmleri Kurmaca Pitching Platformu Ödülü alıyor. Work in Progress Platformu kapsamında Chantier Films Pazarlama ve Dağıtım Ödülü, dizi yönetmeni Ömür Atay’ın ‘Kardeşler’ine, MOJO FX Post Prodüksiyon Ödülü ise, Vuslat Saraçoğlu’nun ‘Borç’ adlı filmine verildi. Work in Progress Platformu Mansiyon Ödülü Ramin Matin’in ‘Son Çıkış’, Work in Progress Platformu Ödülü ise, ‘Güven’ adlı projesiyle Sefa Öztürk Çolak’a verildi.

Mutlu musunuz şimdi? Aldığınız 5 bin, 30 bin, 100 bin liralarla filminizi çekebilecek misiniz? Hadi,çektiniz. Peki, seyircilere ne anlatacaksınız, sinema ve sanat hakkında? Değdi mi, sektörünüzü, arkadaşlarınızı “atlatmaya”? Çok merak ediyorum.

Ali Rıza Özkan
Ali Rıza Özkanaliriiaozkan@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.