SON DAKİKA

AKDENİZ’İN EN BÜYÜK LİMANI MARSİLYA 1.Bölüm

Bu haber 02 Ağustos 2018 - 23:17 'de eklendi ve 562 views kez görüntülendi.

Fransa’nın güneyindeki liman kenti Marsilya, Akdeniz’e hakim manzarası ve lezzetli yemekleriyle ideal bir seyahat destinasyonu.
Avrupa’nın en büyük limanı Marsilya, Fransa’nın da ikinci büyük şehri. Marsilya konumu itibariyle Akdeniz’deki eski Fransız sömürgelerinden çok sayıda göç almış. Öyle ki Fransızların bu bölgede azınlıkta olduğunu bile söyleyebiliriz. Tarihi M.Ö 600 yılına dayanan Marsilya, Akdeniz’in en büyük ticari limanına sahip.
Birbirine bitişik sıralanan yüzlerce apartmanın dar bir koridor görünümü oluşturduğu Arnavut kaldırımlı sokaklarında yeni yapı hemen hemen hiç yok.

GARE DE SAİNT CHARLES GARI

Marsilya’da merdivenleri ile kendine hayran bırakan bir tren garı var: Gare de Saint Charles.Bu tren garı Fransa’nın Afrika ve Orta Doğu kolonilerini sembolize eden ihtişamlı merdivenleri ile ünlenmiştir.
Marsilya engebeli bir şehir olduğundan St.Charles Tren Garı da şehrin yüksek noktalarından birinde kurulu. İstasyona ulaşmak için 104 basamak çıkıyorsunuz ve bir kez daha yukarıdan bakıyorsunuz Marsilya’ya.
Paris ya da komşu şehirlerden gelenler ilk buradan bakıyor şehre.
Şehrin ana garı olan Gare de Saint Charles Paris’ten, Lyon’dan, Aix En Provance’tan gelen trenlerin son durağı olup iki hatlı Marsilya Metrosu’nun da kesiştiği tek yerdir. Garın arkasında Marsilya’nın şehirlerarası otobüs terminali vardır.
Trenin en önemli seyahat aracı olduğu 19. yüzyıldan kalma bir yapı olan Saint Charles Tren Garı, zamanında, Fransa’dan Ortadoğu ülkelerine ve Afrika’ya deniz yolu ile gidecek olan yolcuların gemilere binmeden önceki son transfer noktası idi. Bu sebeple garın sonradan ilave edilen 104 basamaklı ihtişamlı merdivenlerinin alt kısmında, bir tarafı Afrika kıtasını diğer tarafı ise Ortadoğu ‘yu sembolize eden heykellerle süslenmiştir. Garın üst arka kısmındaki sütun anıtta ise bir teknenin pruva kısmı Marsilya’ya ilk yerleşen Antik Yunan’lı denizcileri, iki yandaki 6 çelenk figürü ise Provans bölgesinin geleneksel ürünlerini (tahıl, balık, av ürünleri, meyve, şarap, çiçek) simgeliyor.
En üst kısımda teras vardır. Burada zaman zaman dans ve sanat gösterileri yapılır ve panoramik Marsilya manzarası ilginizi çekebilir.

LE VIEUX PORT ESKİ LİMAN

MÖ 6.Yüzyılda Foça’lı (Phokaia) denizcilerin sayesinde Massalia adı altında kurulan bu bölgeye Marsilyalılar “Eski Liman” anlamına gelen Vieux Port adını vermişler. Gerçekten de burası sadece Marsilya’nın değil, tüm Fransanın en eski limanıdır. “Vieux Port” Fransa’nın en eski şehri olan Marsilya’da insan yerleşiminin ilk oluştuğu bölgedir. Bu kadar önemli bir yer olmasının diğer bir sebebi ise burası bugün de dahil her zaman Fransa’nın en insan çeşitliliğinin en zengin olduğu, en kozmopolit bölgesidir.
Şehrin en önemli trafiğe kapalı alışveriş caddesi olan Rue Saint Ferreol ile iki Galerie Lafayette AVM, Olimpic Marseille Mağazası(OM), hediyelik eşya dükkanları ve şehrin en merkezi ve önemli bulvarı olan Canabiere Caddesi, Eski Liman “Vieux Port” bölgesinde yer alır.

LE PANİER ESKİ ŞEHİR

Vieux Port’un hemen kuzeyindeki Eski Şehir bölgesinin ismi Le Panier. Bu isim Türkçe’de “sepet” anlamına geliyor. Marsilya Limanı’nın ilk yerleşimciler tarafından sepet biçiminde ve korunaklı olmasından dolayı bu adı almış.
1940’larda Le Panier ;Yahudilerin, komünistlerin, fahişelerin, göçmenlerin ve kanun kaçaklarının yaşadığı bir semt oldu. Bu sebeple Nazilerin de zorlaması ile buradan binlerce kişi toplama kamplarına gönderilmiş ve 1500 ev bombalanarak yok edilmiştir. Bugün ise Le Panier’de daha çok Araplar, Komor Adalılar ve Madagaskarlılar’dan oluşan bir nüfüs yaşamaktadır.
Marsilya’nın tarihi kalbi ve en eski yerleşim bölgesi Le Panier’i gezerken yüksek olmayan bir tepenin yamaçlarına kurulduğu için yokuşlu sokaklardan oluştuğunu görüyoruz. Burası göçmenlerin yaşadığı eski pastel renkli evleri,dar sokakları, butikleri ve kafeleri ile şehrin farklı bir yüzünü temsil ediyor.
Lavanta kokusunun hakim olduğu
Le Panier’de lavanta ve sabun dükkanları bulunuyor.

CATHEDRALE DE LE MAJORE BÜYÜK KATEDRAL

Cathedral de la Majore Büyük Katedrali; Vieux Port’tan 20 dakika yürüme mesafesinde, Le Panier semtinin denize bakan diğer tarafındadır. La Mayore Katedrali’nin bitişiğinde bir küçük kilise daha göreceksiniz. Bu da Marsilya’nın eski katedralidir ve 12. Yüzyıldan kalma Prevansal Romanesk tarzdadır. Eski katedralin yerinde ise daha önce 5. Yüzyıldan kalma başka bir kilise bulunuyormuş.
Romanesk, Bizans ve Gotik stili Napolyon Bonapart’ın emriyle 1852 yılında yaptırılan 3000 kişi kapasiteli Katedralin mimarı Henri Esperandieu‘dur .

GEMİ MAKETLERLE DOLU
NOTRE DAME DE LA GARDE KİLİSESİ

Limana doğru indiğinizde turist otobüsleri ve tırtıl trenlerle karşılaşırsınız.Esasen şehre tepeden tamamiyle hakim olan Notre Damme de la Garde’a bu trenlerle gidiliyor. Tırtılı andıran bu küçük trenle Marsilya’yı dolaşmak için güzel ve keyifli bir alternatif.
Aynı zamanda bir hac yeri olan kilisenin alameti farikası şehrin her yanından görünen 41 metrelik çan kulesi ve tepesindeki 12.5 metre yüksekliğindeki altın yaldızlı bakırdan tasarlanmış Kutsal Meryem ve Bebek İsa Heykeli‘dir. Kilisenin dış cephesinde kullanılan yeşil kireç taşı ise Floransa’dan getirtilmiştir. Kiliseye girdiğinizde tavanlardan sarkan gemi maketleri dikkatinizi çekecektir. Bu maketlerden zamanında yüzlercesi kilise tavanından sarkmakta idi. Bunlar gemi sahipleri ile denizcilerin denize açılmadan Meryem Ana tarafından kutsanması ve korunması için astıkları maketlerdir. Eskiden tavanlardan sarkan yüzlerce maketin bir çoğu kaldırılmıştır. Ayrıca kilisenin girişinde denize açılıp geri dönememiş olan denizciler ile kiliseye destekte bulunan önemli şahısların isimlerinin olduğu plaketler de bir görülebilir.
Hz.Meryem’in altın heykelini bulunduğu 1853-1864 yılları arasında yapılan “Notre Dame de la Garde (Koruyucu Meryem Kilisesi)”; 160 metre yüksekliğinde.
Marsilya’ya tepeden bakan, bu Roma stili Binanın iç ve dış duvarlarının üstünde Latince ya da Fransızca yazılmış şükran ifadeleriyle dolu binlerce mermer plaka ile dolu.
Marsilya’nın en yüksek tepesinde kurulmuş, Notre Damme de la Garde;360. derece görüş açısıyla mutlaka görülmesi gereken bir yer.
Çan Kulesi 12 metre Altın kaplamalı Meryem Ana heykeliyle süslenmiş .Halk “La Bonne Mere” “Iyi Anne”dedikleri Meryem Ananın kendilerini koruduğuna inanıyorlar.
Turizm yazılarımı takip eden okurlarım hatırlayacaklar: Rio de Janerio-Brezilya ve Beyrut-Lübnandaki yüksek tepelere inşa edilmiş diğer Meryem Ana Heykellerinden söz etmiştik.
Şehri kuşbakışı gören bu yüksek kiliseden Marsilya’nın en ünlü yapısı olan kıyıya yakın bir adacık üzerinde bulunan “Chateau d’If (“If Kalesi”)” görünüyor.

CHATEAU d’IF KALESİ

Denizde, Marsilya’nın az açığında bulunan, limandan bakınca görünen dört küçük adaya Frioul Adaları deniyor. Adalardan kıyıya en yakın olanı If Adası’dır ve üstünde If Kalesi bulunur. İf Kalesi’nin Marsilya tarih ve kültüründe çok önemli yeri vardır. Kale 1531’de Fransa Kralı I. François tarafından şehri denizden gelen saldırılara karşı korumak amacıyla inşaa edilmiştir. Fakat kale şehri koruma amacının yanında yüzyıllar boyunca kraliyet karşıtlarına, devrimcilere ve Hristiyanlık karşıtlarına yönelik hapishane ve işkencehane olarak kullanılmıştır. 19. yüzyılın ünlü Fransız macera romanları yazarı Alexandre Dumas‘ın ünlü Monte Kristo Kontu romanının baş kahramanı Edmond Dantes romanda bu kaleye hapsedilmişti.
Limandan kalkan teknelerle İf Kalesi’ne gidip, gezilebilir.
Eski Marsilya limanının yaklaşık 2 mil açığındaki İf adası üç hektarlık bir yüzölçümüne sahiptir. If ismi
İf ağacından gelmektedir.İf ağacı dilimizdeki adıyla “porsuk ağacı”zehirli ok yapımında kullanılan,boyu 20 metreye ulaşabilen, 2.000 – 3.000 yılı bulan ömrüyle adeta sonsuzluğu sembolize eden bir bitkidir.
Eskiden mahkumların cezasını çekmesi için gönderildiği İf kalesi günümüzde
Marsilya’daki en popüler yerlerden biridir. Popülerliğinin olgusu, birisi asla orada bulunmayan karakterlere dayanıyor : Demir Maske ve Edmond Dantes bir başka deyişle Alexander Dumas’nın “Monte Cristo Kontu
Dumas kahramanlarının isimleri yazılı
teknelerle Eski Limandan her yıl binlerce turist adaya geliyor.

Pekcan Türkeş
Pekcan Türkeşpekcan@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.